1984 George Orwell

Kitap Hakkında

1984 Özet Orwell1984- Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (Nineteen Eighty Four) George Orwel’in politik romanıdır. Kitap 1947- 48 yıllarında yazılmıştır. Adının “Avrupa’daki Son Adam” olması düşünülmüştür. Fakat yayıncının müdahalesi ile daha ticari olan mevcut adı konulmuştur. İlk kez 1949’da yayımlanmıştır. Konusu kısaca: Faşist- baskıcı iktidarın eleştirisidir. Orwell daha önce incelediğimiz Hayvan Çiftliği adlı romanında da benzer konulara değinmişti. Kendisi bir anti- faşist ve anti- komünist olarak yozlaşmış iktidarın en büyük öngörülerini sergilemiştir. Popüler kültüre yerleşen 101 Numaralı Oda, Düşünce Polisi, Yenikonuş, Çiftdüşün, 2 + 2 = 5 , Düşüncesuçu, Tele-ekran, Goldstein’ın kitabı, İki Dakika Nefret , Yokkişi gibi kavramlarla hatırlanan kitabı kısaca inceledim. Hayvan Çiftliği ve diğer bir distopya romanı olan Cesur Yeni Dünya ile birlikte benzer konulardaki tavsiyelerimdendir. Bak: dmy.info/utopya-nedir-utopyalar-nasil-olur

Yazar George Orwell Hakkında

1984İngiliz romancısı ve denemecisi George Orwell (asıl adı: Eric Arthur Blair [d. 25 Haziran 1903, Bihar; ö. 21 Ocak 1950, Londra]) Hindistan’da doğdu. 1922 yılında öğrenimini tamamladıktan sonra Birmanya’ya giderek İmparatorluk Polis Teşkilatı’na girdi. 1928’de teşkilattan istifa etti ve anılarını Burmese Days(Burma Günleri- 1933) adı altında yayınladı. Aynı yıl yazdığı Down and Out in Paris and London(Aşağı ve Dışarı Paris ve Londra) adlı kitabında Paris ve Londra’da geçen günlerini anlattı. İspanya İç Savaşı üzerine izlenimlerini, Katalonya’ya Selam (1938) adlı kitabında aktardı. Çağdaşlarını modern dünyanın sorunları üzerinde düşündürmek isteyen ve birçok eleştirmenin ‘İngiltere’nin Bilinci” olarak nitelendirdiği Orwell’in Swift tarzında yazdığı Hayvanlar Çiftliği (1945) ve 1949 yılında yayınladığı 1984 adlı romanları gelecek ile ilgili düşüncelerini yansıtır. Orwell ömrü boyunca 9 kitap ve yüzlerce makale yayımlamıştır. Son zamanlarını hastalıklarla geçiren George Orwell, 1950 yılında Londra’da, 46 yaşında vefat etti.

1984 Konusu

Totaliter ve baskıcı bir iktidarın kontrolünde olan Okyanusya toplumu anlatılırr. Toplum parti ve onun lideri Büyük Birader’in diktatörlüğünde sınıflara ayrılmıştır. Hiyerarşik sınıflamada ortalarda yer alan bir memur, romanın baş kahramanıdır. Doğruluk Bakanlığı’nda çalışan dış parti üyesi Winston Smith’in gözünden baskı altında yaşayan Okyanusya toplumu anlatılır. 20.yüzyılın en popüler distopik romanlarından biri sayılan roman roman üç kısmda incelenebilir. İlkin toplumda günlük hayat ve Winston’un yeri tasvir edilir. İkinci kısımda Julia adında bir kadınla yaşadığı cinsel ilişki ve parti yönetimine karşı çıkan düşünceleri işlenir. Son olarak da Winston’ın parti tarafından ele geçirilerek işkencelerle sisteme uygun bir vatandaş yapılması anlatılır. Daha önce yazdığı kurgu eser Hayvanlar Çiftliği ile 1984’ün benzer çıkış noktaları olduğunu söyleyebiliriz. İkisi de konularını II. Dünya Savaşı sonrası oluşan baskıcı yönetimler, Sovyetler Birliği’ndeki komünist rejim ve iktidar anlayışındaki yanlışlıklardan alır.

Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Bilgisizlik Kuvvettir.

Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder.

Partinin bu iki söylemi kitapta sık sık geçer.

1984 Özeti

1984 Özet OrwellHer şeyi gören ve bilen bir devlet toplumun tüm denetimine hakimdir. Totaliter bir yönetim şekline sahip olan Okyanusya, tam anlamıyla sıkı yönetilmektedir. Ülke, Büyük Birader olarak anılan bir lider ve Ingsos(İngiliz Sosyalizmi) Partisi tarafından yönetilmektedir. Parti, iktidarını sürekli gözetim ve muhbirlikle sağlamlaştırmaktadır. Politik anlamda tek rakip ise devrim sırasında Büyük Birader ile aynı tarafta bulunmuş olan fakat sonradan yönetimle fikir ayrılığına düşerek Parti aleyhtarı bir tutum izleyen Emmanuel Goldstein’dir. Kalabalık bir yeraltı örgütünün lideri haline geldiği söylenmektedir fakat hikayede kendisinin ve hatta Büyük Birader’in bile hayatta olup olmadığı anlaşılamamktadır.

Sınıf Ayrımı

Toplum var olan tek partinin görevlileri ve proletarya(prol) olarak anılan işçi sınıfından oluşur. Parti üyeleri de iç ve dış parti üyeleri olarak ikiye ayrılır: iç parti üyeleri, siyaseti yönlendiren ve hükümeti kuran kesimdir. Dış parti üyeleri ise titizlikle seçilen, toplumun orta sınıfını oluşturan memurlardır. Sadece sigara ve Zafer Cini tüketme ayrıcalığı olan dış parti üyeleri, sürekli gözetim altındadır. Nüfusun %85’ini oluşturan işçi kesimi ise alt sınıfı oluşturur. Düşüncesi kıt olan proller görevlerini  yerine getirdikleri sürece partinin söylediği kadar işçilik, ev işi, çocuk bakımı, komşu kavgaları, sinema, futbol, bira ve kumar ile yaşar.

1984’te Dünya

1984_fictitious_world_map_v2_quad.svgYeryüzü Okyanusya (Oceania), Avrasya (Eurasia), Doğu Asya (Eastasia) adlarında farklı yönetim tarzlarına sahip üç süper gücün kontrolü altındadır. Romanda Goldstein karakterinin yasaklanmış kitabı vasıtasıyla bu süper güçlerin ne kadar farklı gözükseler de ideolojilerinin aynı olduğu, fakat halkların bunun farkına varamayacak şekilde bastırıldıkları ve bunun da bu üç iktidarın devamı için bir zorunluluk olduğu söylenir. Bu üç süper güç birbirleriyle sürekli bir savaş hali içindedir ve bu süreçte müttefikler sürekli değişmektedir. Savaşların amacı, eskisi gibi bağımsızlıkların korunması değil, ekonomi dengeleri ve iktidar yapılarının korunmasıdır.

Ingsos, yani İngiliz Sosyalizmi ile kontrol edilen Okyanusya; Kuzey ve Güney Amerika, Avustralya, Afrika kıtasının bir bölümü ve Britanya adasına sahiptir. Avrasya ise Rusya ve Avrupa’yı oluşturur. Yeni Bolşevizm adlı idare anlayışına sahiptir. Doğu Asya ülkesi: Çin, Japonya, Kore ve Kuzey Hindistan alanında hüküm sürer. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney Hindistan coğrafyası da bu güçlerin savaş ve sömürge alanıdır. Romanın ilk yarısında Okyanusya, Doğu Asya ile müttefiktir. Avrasya’ya karşı savaşırlar. İkinci yarıda ise Avrasya ile Okyanusya müttefik olup, Hindistan’da Doğu Asya’ya karşı savaşırlar. Devletin düşmanı Goldstein’in kitabında bu savaşların bir kurmaca olduğu söylenir. Kimse kazanamayacak, ya da bitiremeyecektir. Devletlerin geçerliliği bu kurmaca savaşlara bağlıdır.

 Gerçeklik

1984 Özet OrwellHalk iletişim araçları ile gerçekten farklı durumlara inandırılır. Devletin yenilgileri bile propaganda yayınlarıyla birer destan gibi gösterilmektedir. Parti her türlü bilginin kontrolünü elinde tutarak her bilgiyi değiştirebilir. Anlık olaylar için geçmişteki yayınlar ortadan kaldırılarak tarih yazımı da söz konusudur. Bu yolda dil bile değiştirilmiş. Kelimelerin anlamları partinin isteğine göre belirlenmiştir. “Yenikonuş” adında kurgusal bir dil oluşturulmuştur. Bilinci daraltmak, herhangi bir başka düşüncenin ve konuşmanın ortaya çıkmasını engellemek için özgürlük, karşı çıkış, isyan gibi kavramlar dilden silinmiştir.

“Çiftedüşün” yaklaşımıyla karşıtlık içeren sözcüklerin anlamları birleştirilerek karışıklık oluşturulmuştur. Böylelikle iktidarın aksine düşünceler oluşamayacaktır. Sözcükler partinin kast ettiği şeyi anlatmaktadır. Mesela: Barış Bakanlığı savaşları düzenler. Bolluk Bakanlığı yiyecek kısıtlamalarını, Sevgi Bakanlığı isyan ve işkenceyi, Doğruluk Bakanlığı ise ülkede tele ekranlarla yapılan gözetimi sağlar. “Düşünce Polisi” otoritenin aleyhinde düşüncelere sahip olanları yakalar, etkisiz hale getirir. Zaten her yerde bulunan “Büyük Birader Seni izliyor” mesajları ve kameralar ile insanın sakıncalı bir eyleme kalkışması engellenmektedir.1984 Özet Orwell

Din yasaktır. Parti varken dinin insanların hayatını yönlendirmesi istenmez. Zevk ve eğlence çoğu zaman sakıncalıdır. Cinsellik, çocuk yapmak hariç, yasaktır. Böyle şeylerle yorularak üretime harcanabilecek enerji tüketilmemelidir. Tepki, eleştiri ve isyan ancak parti söylerse olabilir. Bu da  İki dakikalık nefret seanslarıyla devlet düşmanlarının dev ekranlarla kitleler halinde kınanması halinde gerçekleşir.

Sonuç

Vatandaşlar herhangi bir sadakatsizlik halinde sistematik işkencelerle yeniden eğitimden geçirilmektedir. Bu yöntemle vatandaşların zihinleri “2+2=5” yaklaşımını bile kabul edecek şekilde yeniden şekillendirilir. Sevgi Bakanlığı, ideolojiden sapanların ceza olarak itiraflarını almakta ve tutukluların önce bu itiraflarına inanmalarını ve yaptıklarından gerçekten pişman olmalarını sağlamaktadır. Bu işlem sonunda toplum içine yeniden salıverilen kişiler, partinin otoritesini yansıtır.

Winston en başta baskıcı iktidara karşı fikir geliştiren bir memurdur. Gittikçe artan şüpheleri küçük ipuçları ile derinleşir. Julia adlı bir kadınla toplumdan gizli cinsel ilişki yaşar. Ardından odalarındaki gizli bir kamera sayesinde yakalanırlar. İşkence ile doğru bildikleri unutturulur. Winston işkenceden kaçabilmek için sevdiği Julia’yı dahi suçlamaktadır. Julia da çözülmüştür. Basit bir yaşantıya sahip olan Winston öykünün sonunda partinin gerçekliğini kabul etmiştir. Eskiye dair bir şey hatırlamaz. Julia’yı gördüğünde, tam da partinin istediği gibi, Okyanusya’ya yakışır biçimde davranır. Artık birer sade vatandaştırlar.

 “Geçtiğimiz on yıl boyunca en çok yapmak istediğim şey politik yazıyı bir sanata dönüştürmektir. … çünkü ifşa etmek istediğim bazı yalanlar, dikkat çekmek istediğim bazı gerçekler var. … Görev, bu çağın bizi yapmaya zorladığı gerçek halk ve toplumsal aktiviteler yoluyla benim içime işlemiş olan, hoşlandığım ve nefret ettiğim şeylerin uzlaşmasını sağlamaktır.” George Orwell

Kaynakça

6 Yorum

  1. Ceyda 23 Nisan 2016
  2. Teoman 13 Nisan 2017
  3. mütevazibirii 1 Mayıs 2017
  4. selma roza 17 Mayıs 2017
  5. Cem 31 Ağustos 2017
  6. Serpuş 8 Ekim 2017

Yorum Yapın