Acı Tatlı Schopenhauer

Felsefi komedi dizisinin on birinci yazısıdır.
schopenhauerArthur Schopenhauer(1788−1860) tüm isteklerin acıdan doğduğunu, daha çok isteğin daha çok acı çekmek anlamına geldiğini düşünmektedir. Ona göre hayat acıdır. Bir gün alışveriş yaparken neşeli bir cüce görür. Kendisinin yarı boyundaki bu adamcığın hayatının ne kadar da acı geçtiğini düşünür. Ancak cücenin neşeli olmasına anlam veremez. Cüceyi dövmek ister. Döveyim ki hayatın acı olduğunu anlasın der. Ne var ki başkalarına cüce döven biri olarak görünmek kendine acı olarak dönebilir.

Cüceye bir tekme atar. Cüce tüm iyimserliğiyle “her halde yanlış oldu, sorun değil” der. Filozof buna anlam veremez. Bir tekme daha atar. Bu sefer cüce oradan uzaklaşır. Her halde felsefesi gelişmiştir diye umarken öte tarafta da kahkahalarla eğlendiği görülür. Schopenhauer çarşının orta yerinde şaşkınlıkla kalmıştır. Acaba çok mu karamsar olmuştur, belki de annesinin sözünü dinleyip evlenmelidir.

Schopenhauer hiç evlenmemiştir, ancak bir adet sevgilisi olmuştur. Bir opera sanatçısı olan sevgilisini görseniz onun için hayatın acı olmasını anlardınız. İnsan dırdır yapar da, sanat için dırdır da olmaz hani. Hayatı acıtan gerçeklerden biri de budur. Belki filozofların soylarının tükenmesi buna bağlıdır. Hayatın acı olduğunu kulaklarında hissetmektedirler. Başka bir kurama göre de dırdır etkisiyle filozof olmuşlardır. Sonuçta felsefe bir dil çabası, dil de şüphe uyandıran bir varsayımlar yumağıdır.

Schopenhauer gündüz günlük işlerle zaman geçirirken gecelere ancak dördüncü kadehten sonra katlanabilmektedir. Çevresinde hiç alkolik yoktur, en yakın arkadaşları da içmez. Ancak Schopenhauer’in içmesi hep teşvik edilmiştir. Çünkü bu felsefe ayık kafayla çekilmez. Bir arkadaşı ona samimi bir şekilde yaklaşarak “hiçbir şey için geç değil, kendini öldür insanlığı kurtar” demiştir.

Kimine göre de gerçeğe cesareti olan ender insanlardandır. Tanıştığı kişilere hayatının en büyük amacını sormaktadır. Ona göre hayatımız en büyük amacımızın sonucudur. İnsanların görüntü için yaşadığını söyler. Yine de çok konuşmaz. İnsan sevmez. Halk içinde en az konuşma rekoru kırdığına dair söylentler çıkmıştır. Bu konudaki tek rakibinin de bir at arabası olduğu söylenir.

Bunlar hep söylenti, ama aynı üniversitede görev yaptığı Hegel ile çekişmeli oldukları doğrudur. Felsefeleri zıt olduğu kadar dersleri de zıttır. Schopenhauer yaşlı Hegel’in ders saatinde ders açmış, ancak sadece beş kişi gelmiştir. Aynen felsefesi gibi.

Gerçekler acıdır, acı gerçek.

Yorum Yapın