Farabi Kimdir Felsefesi Nedir

Farabi Kimdir Felsefesi Hayatı Eserleri Anlayışı Nedir Kısa Özet BilgiFarabi kimdir? Farabi, Türkistan’ın Farab şehrinde doğmuştur. Ancak Farsça yazmış ve milliyetini kendi eserlerinde belli etmemiştir. Eski zamanlarda bugünkü gibi ulus algısı olmadığından, şehrinin adıyla anıldı. Onun zamanında Türk olmak entellektüel çevrede pek iyi karşılanmıyordu. Bu yüzden Türk olsa da bu gizlenmek durumundadır. Şehirlerde Türk korkusu vardır ve Türkler sadece savaşçılıklarıyla bilinmektedir. Öte yandan İslam ile birlikte Türk ve Fars kültürleri kaynaşmış ve herhangi birinden olmak benzer kültürel köklere sahip olmak anlamına gelmiştir.

Farabi Kimdir

Kısaca hayatını anlatalım. Ebu Nasır Muhammed bin Muhammed bin Tarkan bin Uzlug El-Farabi, (879-950) Bugün Kazakistan’da kalan Farab şehrinde doğdu. Aristo’nun ve yeni platoncuları okumak için Suriyeli çevirmenleri ziyaret etti. Aristo felsefesine odaklandı ve “ikinci aristo” olarak tanındı. Doğa bilimleri ve felsefe tarihi alanında yaklaşık 100 eser yazdı.“Namuslu Şehrin Yerlilerinin Görüşleri”(Erdemli Devlet) adlı çalışmasında devletin oluşumu ve toplumsal eşitsizliğin nedenleri gibi önemli sorulara cevap vermeye çalışır. “Cevher”, “Zaman”, “Boşluk”, “Platon ve Aristo Felsefesinin Tekliği” konularında da çalışır. Birçok alanda yazdığı eserlerde metafizik, politik felsefe, mantık, müzik, bilim, ahlak, bilgi felsefesi ve ilahiyat yoğunluktadır.

Tenge Farabi Kimdir Felsefesi Hayatı Eserleri Anlayışı Nedir Kısa Özet Bilgi

Kazak Tengesi’nde temsili

Kendisinin Türkçedeki önemi, eski dönemde klasik “filozof” olarak tanımlanabilecek tek Türk olabileceği kanısıdır. Her ne kadar dayanaklar mevcut ise de Türk diye adlandıramıyoruz. Emperyalizm sağ olsun, bizi az ötemizdeki insanlardan milliyet bahanesiyle ayırmıştır. İç içe olduğumuz ve siyasi sınırlar hariç pek az farkımız bulunan insanlardan uzaklaşmışız. Farabi de böyle bir insandı. Doğunun adamıydı. Çok gezdi, göçtü. Diğer Türk addedilmiş isimlerdense daha gerçekçi bir Türk idi. İkinci Aristo benzetmesi önemlidir. Aristo gibi birçok alanda sistematik çalışma yürütmüştür. Doğu müziğinin en büyük dayanağı olan Büyük Müzik Kitabı’nda “Kanun”, Ud gibi birçok eseri ilk defa tarif etmiştir. Faziletli Devlet(Erdemli Devlet) adlı eser de doğudaki toplumcu(sosyalist) fikir açısından bir ilktir. Eylemlerde ahlak ve erdemden yola çıkar ve toplumsallığın önemini vurgular.  Ayrıntılı bilgi için: Marmara Üni. Bak.Türk Dünyasındaki yeri

Medinetü’l cahile: Farabi’de, ideal devletin tam zıddı olan erdemsiz toplumdur.  Devlet anlayışında veya siyaset felsefesinde, etikten yola çıkan, ve dolayısıyla İnsanın, tecrit edilmiş bir halde değil, fakat iyi yönetilen bir toplumda başkalarıyla iyi ilişkiler içinde yaşadığı ve doğru yönlendirildiği zaman ancak, erdemli olabileceğini; erdemli olabilmek için, İnsanın iyi düzenlenmiş ve doğru yönlendirilen erdemli toplumlarda yaşama zorunluluğu bulunduğunu söyler.

Felsefesine Özet Bir Yaklaşım

Farabi’ye göre “Her insan kendini devam ettirmek ve üstün mükemmelliğe ulaşmak için bir çok şeye muhtaç bir yaratışta (fıtrat) varlığa gelmiştir. Onun bu şeylerin hepsini tek başına sağlaması mümkün değildir. Her biri kendisinin özel ihtiyacını karşılayacak bir çok insana muhtaçtır. Farabi’ye göre insan Aristo’da olduğu gibi toplumsal bir varlıktır. Platon’da olduğu gibi toplum,doğal bir sürecin sonucu ortaya çıkan bir birlik değil, bireyleri kendi iradeleri ile “ahlâki bir gaye” yi gerçekleştirmek üzere kurulan zorunlu bir birimdir.[1]

En mükemmel hayata şehirde ulaşılabilir, Farabi, insanın var oluş sebebi ve gayesinin mutluluk olduğunu söyler. Mutluluğun elde ettiği şeyler için birbirine yardım etmeyi amaçlayan bir şehir, erdemli, mükemmel bir şehirdir. (Medine-i Fazıla): insanların mutluluğu elde etmek için birbirlerine yardım eden toplum erdemlidir. Halkı mutluluğu bilmeyen, mutluluktan habersiz olan şehir cahildir. Mutlu ne anlayacak, ne de inanacaklardır.[2]

Farabi’ye göre kalbin vücudu idare etmesi yöneticinin toplumu idare etmesine benzer. Erdemli şehrin yöneticisi herhangi bir insan olamaz. Yönetici yaratılışı ve tabiatı ile uygun olmalıdır. Yönetime yatkınlık, yetenek ve tutumları kazanmış olmalıdır.[3]Yönetici, “insanlığın en üst mertebesinde olan başka bir insanın hükmü ve yönetimi altına girmesi mümkün olmayan…üstün mükemmelliğe ulaşmış…Faal akıl ile bağlantı kuran kimsedir. “Seçkinlerin en seçkinidir” Farabi bu yönetici için “filozof, en yüksek yönetici, hükümdar, kanun koyucu imam” deyimlerini kullanmaktadır. [4]

“Bütün bilimlerin başı olarak eşyalara isim veren, yani cevher kazandıran dilbiliminin olduğunu iddia ediyorum. İkinci bilim gramerdir. O, belirtilen eşyalara nasıl isim verileceğini, konuşma ve sözün nasıl oluşacağını, cevher durumunun ve bu sonuçtan çıkan aksanın nasıl ifade edileceğini öğretir. Üçüncü bilim mantıktır : O, mantık figürlerine göre bilinmeyeni bilmemiz ve neyin gerçek, neyin yalan olduğunu anlamamız sayesinde onlardan yargı çıkarmak için hikâye cümlelerinin nasıl kullanılacağını öğretir. ” Farabi 

Kaynakça

[1] Talip Kabadayı, The Perfect State In Plato And Al–Farabi , Afyon Kocatepe

Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2004, s. 237-248.

[2] Mahmut Kaya, Erdemli Devletin Çatısını Kurdu, Dil ve Edebiyat, S.23, Kasım 2010

[3] Demokaan Demirel, Farabi’nin İdeal Devleti: Erdemli Şehir, Niğde Ü.İİBF Dergisi,2014, C.7Sayı 1 s.358-369

[4] Mahmut Kaya, Erdemli Devletin Çatısını Kurdu, Dil ve Edebiyat, S.23, Kasım 2010, s.19

10 Yorum

  1. vkvivuc 25 Aralık 2014
  2. irem 25 Aralık 2014
  3. Nursena 11 Ocak 2015
  4. ali 4 Mart 2015
  5. nesli sina 27 Mayıs 2015
  6. uğur ayebe 7 Ekim 2015
  7. ozsah 28 Ekim 2015
  8. Kadir 2 Mart 2016
  9. öner faruk yücel 4 Kasım 2016
  10. RAMAZAN 16 Mart 2017

uğur ayebe için bir cevap yazın Cevabı iptal et