Farklılıklara Saygı- Fark Nedir

Fark Nedir

Fark (Arapça frq) ayırdetme, ayrım. Farklılık, başkalık, ayrımlılık: ötekilerden ayrılan özelliktir. Farklı olmak, ötekilerden başka niteliğe sahip olmaktır. Bakış açısına göre her şeyde farklılık görmek mümkündür. Her şeyin farksız olduğu da söylenebilir. Her şeyin farklı ya da farksız olduğunu söylemek arasında fark yoktur. Ama olabilir de…

Farklılıklara Saygı NedirFarklılık, başkalık ya da ayrımlılık,  öznenin diğerlerinden ayrıldığı ilişki düzlemidir. Bir kimlik veya anlayış kavramı olarak kullanılabilir. Birçok anlamı içinde barındırır. Kötü anlamda farklı olmak da mümkündür, iyi anlamda farklı olmak da. Biz burada tüm farklılıkları ele alan ve kimliğin farklılıksız mevcudiyetini sorgulayan bir felsefe yürüteceğiz. Yani her türlü farkı inceleyeceğiz. Başka bir birey olmak, yemekte patates ya da bulgur yemek,  jazz ya da arabesk rap dinlemek, kırmızı ya da mavi giyinmek gibi farklılıkları karşılaştıracağız.

Farklılığımız

İnsanlık tarihi boyunca farklı olmaya çalıştık. Belki atalarımıza, akrabalarımıza benzemeye çalıştık, ama çoğunlukla “kendimiz” için bunu yaptık. Bireyin özünü oluşturmak için farklı olduk. Toprağın üzerinde hareket eden binlerce karıncanın bizim için farkı nedir? Tanımadığımız için hepsi sadece karıncadır. Farkı göremediğimiz için bizim için hepsi aynıdır. Ancak her canlı gibi, karıncalar da farklı birer bireydir. Hepsi birbiri için bireyleşmiş birer canlıdır. Karınca bütününe, canlılık bütününe çalışan birer parçadır.

Bir vücutta bulunmak yerine farklı birer birey olduk. Tıpkı karıncalar gibi. Çoğaldık ve farklılaştık. Tek hücreli canlılardan beri epey yol kat ettiğimiz ortadadır. Bunu neden yaptık? Farklı birer birey olmak, nedendir?  Cevap basit. Yaşamak için. Yaşamın temel gereklerinden biri farklılıktır. Eğer farklı bireyler, farklı bedenler, anlayışlar, fikirler olmasaydı hayatlarımızı sürdüremezdik. Karıncaların koloni için iş bölümü yapması gibi kişiselleştik. Farklı bedenlere sahip olduk, çünkü doğanın zor koşullarına en uygun farklılık yaşamını sürdürecekti. Tek tip beden olsa, belli bir koşulda tüm insanlık tükenirdi. Farklı fikirlere sahip olduk. Çünkü değişen çevremizde değişmeyen insanlar barınamazdı. Farklılıklar değişikliklere yanıt vermemizi kolaylaştırdı. Farklı olanlar zamana ayak uydurdu. Bak: dmy.info/mekanik-evren/

Canlıları ve özellikle de insanları yaşatan farklılaşmaydı. Ayrı birer kişi olmamız, en baştan beri gelen farklılaşmadan kaynaklanır. Birbirimiz için değiştik ve farklar edindik. Böylelikle içinden çıkamadığımız konularda, farklı olanlar çözüm bulabilirdi. Diğer canlılardan bu yönümüzle sıyrıldık. Birbirimiz için farklılıklar yarattık. Farklar olmasa biz olmazdık. Farklı olmak sorumluluğumuzdu. Hala da öyledir. Birey olmamız bu anlayışa dayanır. İnsanın farklı kısımlarıyız. Tek bir uzuv olmak yerine farklılaştık ve her birimiz farklı bir işlevi yerine getiriyor.

Ancak ne yazık ki, binlerce yıllık kültür tarihimizde çağdaş dönem bu algıyı yok ediyor. Batının sömürü alışkanlığı tüm dünyayı sarmış vaziyette. İnsanlar aynı bütünden olduklarını unuttu. Farklılıklarımız kötülük olarak algılanmaya başladı. Bencil kapitalistler, insan ve doğa vücudunun diğer parçalarını unuttu. Ancak birlikte var olabileceğimiz unutuldu.

Bugün farklı biri olmak, farklı görüş getirmek dünyanın büyük kısmında hoş karşılanmamaktadır. Köle ekonomileri ve dünyayı tükettiğinin farkında olmayan aç gözlü insanlık farklılık anlayışını yerle bir etti. İnsanlar kendi başlarına var olabileceklerini düşünmeye başladılar. Bencil insan böyledir. Kendine çalışır ve kendine çalışılmasını ister. Halbuki ne insan ne diğer varlıklar birbiri olmadan yaşayamaz. Bencil insan farklılığa da katlanamaz. Ona göre herkes onu desteklemeli, fikirlerini benimsemelidir. Bu da doğamıza aykırı bir davranıştır. Herkes aynı işi yapsaydı hayat var olamazdı. Hayat bir iş bölümüdür. Bütün için parçalanmak ve farklılaşmak esastır. Bunu yanlış anlayıp sadece kendin için çalışmak intihardır. Bak:dmy.info/bencillik-nedir

Çoğu dünyalının haberdar olduğu kadarıyla, pek de mühim konumu olmayan bir gök cisminde yaşıyoruz. Her şeyin merkezi olmak bir yana, algıladığımız dünyanın yerini bile bilmiyoruz. Dünya, evrenin neresindedir bilmiyoruz. Üstelik binlerce yıldır yanlış bildiğimize doğru diye tapıyorduk. Yaşadığımız dünyanın evrenin merkezi olduğunu ve her şeyin bize göre ayarlandığını düşünüyorduk. Neyse ki, artık bu bir sır değil. Şimdilerde gerçekleri araştırıyor, sorguluyoruz. Her geçen gün de dünyanın önemsizliğini keşfediyoruz. Evreni keşfettiğimiz sürece dünyanın bir köşedeki, lafı bile edilmeyecek bir parçada bulunduğunu görüyoruz. O kadar küçük bir yerde, o kadar bulunması zor ki sayılar anlamsız kalıyor. Hiç sayı verip de yer işgal etmeyeceğim. İnanılmaz derecede küçük ve önemsiz görünüyor.

Sınırsız bir evrende, bilemediğimiz bir yerde, küçük bir yıldızın(Güneş) etrafında dönen küçük bir gezegendeyiz. Dünya gezegeninde, birbirimizden haberimiz yok ama uzayı merak etmekteyiz. Uzay harcamaları yeryüzündeki fakirliği birkaç kez bitirebilirdi, ama farklı bireyleri görmezden gelmeyi seçtik. Uzayı merak edebiliriz ancak, arayışımızın önemli bir sorunu var. “Ne aradığımız” ile ilgili bir sorun bu. Sorun farklılık anlayışımız. Batı ahlakı farklılığı yanlış algılıyor. Bunu da tüm dünyaya sirayet ettirmiş durumda. Milyarlarca insan dünyanın dışında uzaylı arıyor. Hem de daha insanlığı tanımıyorken. Hem de daha karşı komşumuzun adını, insanın kökenini, dünyanın yerini, evrenin anlamını bilmiyorken. Ayrıca: ne aradığımızı bilmiyorken, onu nasıl bulabiliriz?

Batının farklılık algısı bencilliğe alet olmuştur. Kötü bir farklılık algısı vardır. Onlara göre diğer milletler farklıdır. Diğer fikirler, öteki anlayışlar farklıdır. Elbette hepsi farklıdır ancak gözden kaçırılan husus farklılığın bütün için mevcut olduğudur. Karşımızdaki farklı birey, biz var olabilelim diye farklıdır. Fark, bizi biz yapandır. Canlı hayatının temelidir. Sömürü düzeninde bu, unutulmuştur.

Farklılıklara Saygı

Farklılıklara Saygı Nedir BireyselDünya dışı hayat aramaları da burada saçmalaşıyor. Bütün için farklılık olgusunu anlamayanlar farklı hayat bulamazlar. Farklılığı kötü anlamda anlayanlar dışarıda sadece kendini arar. Sadece kendini görür. Bencil insanlar farklı fikirleri kendince anlar. Onun dünyasıncadır yaşananlar. Böylelikle kendi dünyasında sıkışıp kalır ve hayati önemdeki farklılık iş birliğinden destek alamazlar. Dünya dışı hayat aramanın saçmalığı buradan kaynaklanır. Dünyanın dışında ne aranmaktadır? Bencil batı kültürü dışarıda kendini aramaktadır. Kendilerincedir dünyaları. Sadece kendilerini görmektedirler. Onların farklılık anlayışı kendi dünyalarını dışarıda aramaktır. Halbuki farklı hayatlar, hayat bütününü ayakta tutabilmek için oluşmuştur.  Dünyadaki her canlının birbiri için var olduğunu anlamayan insanlar farklı dünyaları göremez. Dünya denen şu küçücük gök cisminde sayısız farklı hayat var. Sınırsız dünyaları burada barındırıyoruz. Ancak farklılıkları göremiyoruz. Belki de farklılıklara saygı duymaya odaklansak, uzaylıları içimizde göreceğiz. Belki de aradığımız çoğu şey, farklılıklara saygı gösterince ayan olacak. Tüm çabamız farklılıkları fark etmekle başarıya ulaşabilir. Bak: dmy.info/iyi-insan-olmak/

İlkel toplulukların saygı gösterdiği “başkası” sadece kendi soyu sopu, uluslar için de sadece kendi ulusudur. Ancak bütün bunların üstünde olabilen az sayıda filozof kişiler için “başkası” bütün insanlardır. Bedia Akarsu. Ahlâk Öğretileri. Remzi kitabevi.1965.S.7
Özgür kişi, her gün yaşarken, yapabildiği kadar çok, değerlendirmelere dayanarak ve insanın değeri ile değerlerin bilgisini de hesaba katarak eylemde bulunan kişidir. Ioanna Kuçuradi .Çağın Olayları Arasında. Ayraç Yayınevi. 1997.s.50
Özgür kişi, birlikte yaşadığı kişilerin farklı davranışlarına dayanabilmeli ve sonra, düzgünce düşünmelidir. O, kendisini bir şey hoşuna gitmeyince polis çağırmak gibi alışkanlıklardan özgürleştirmiştir.  VI. IPO 6. Felsefe Olimpiyatları– Romanya
İnsan başkaları tarafından yaratılmıştır. Montaigne

Leave a Reply