Felsefe ve Bilim İlişkisi

Paylaştıkça artar:

felsefe bilim ilişkisiBilim nedir? diye sorduk ve filozofların sorularına dayandırdık. İlk filozoflardan beri hayatı gözlemlemek ve genel bir ifadeyle dile getirmek felsefe adı altında bilgece bir uğraştı. Zamanla sorular çeşitlendi ve farklı uzmanlık alanları oluştu. Artık yalnızca felsefe adı tüm soruları kapsamıyordu. Doğa filozofları olarak ayrılmaya başlayan bilimciler zamanla filozof olmaktan da çekildi. Yakın Çağ ile birlikte sorma ve genele ulaşma çabası olan felsefenin yanında bilimsel alanlar gündeme geldi. Günümüzde bilim ile felsefenin bir ilgisi olmadığı sanılmakta, bilim yapanlar temel disiplin olan felsefeden bihaber çalışmaktadır.

İlk filozofları ve bilimcileri barındıran Antik Yunan uygarlığını diğerlerinden ayıran şey kültürü sistemli bir şekilde aktarması idi. Mezopotamya ve Asya uygarlıklarında da bilgelik ve düşünme disiplinleri mevcuttu. Yalnız takipçisi olan, biriken ve sistemin parçaları halinde inşa edilen bir çalışma Yunan ile ortaya çıktı. Aslında bilim ya da felsefe aynı sorulardan kaynaklanıyordu. İnsanlar hayatı anlamak ve anlatmak istiyordu. İlk filozof sayılan Thales evrenin neden oluştuğunu düşünüyordu. Sokrates hayatı nasıl yaşamak gerektiğini, Platon gerçek bilgiye nasıl ulaşılacağını, Aristoteles hayatın işleyişini merak etti. Bilimin öncülü sayılan bu soruların hem felsefenin hem de bilimin günümüzdeki sorunlarını teşkil etmesi ilgi çekicidir.

Felsefe ve bilim felsefe öncülüğündeki bir merak çabasının taraflarıdır. İki disiplin de soru sorma ve gerçekleri sorgulama eğilimindedir. Ne var ki çağdaş zamanlarda gözardı edilen bir ilişki söz konusudur. Bilim felsefe gövdesinden türeyen bir dal iken bilim insanları günümüzde felsefe yapmamaktadır. Bilim için soru sorarken bilimsel soruların kök örneklerinin felsefede olduğu gözden kaçırılmaktadır. Böyle olunca da bilimsel çalışmalar hayatın genel bir görünümünü vermek yerine hayata ürün vermek anlamına gelmiştir. Artık merak değil kazanç ile bilim yapılmaktadır. Bu da felsefeden uzaklaşma ile eş güdümlüdür. Felsefeden, yani hayatı merak etmekten kazanç odaklı bir soru yanıt sistemine doğru evrilen bir bilimden söz ediyoruz.

Bilim insanlarının felsefeyi es geçmesi bilimin merak etmeden kâr etmeye yönelmesi ile mümkün olmuştur. Bilim insanları bilimin felsefeden çıktığını unutmuşlardır. Sistematik düşünme hayatın geneline ait sorular soran filozoflarca miras bırakılmıştır. Ne var ki günümüz bilim insanları bilimin ürün satmasına kendini o kadar kaptırmıştır ki, bilim merak etmek değil yenilik üretmek anlamına gelmiştir. Artık hayatı anlamak değil, satılabilir ürün üretmek için bilim yapmaktayız. Bir şirket çatısında olmasa dahi bilimi ticaret için kullanmaktayız.

felsefe bilim ilişkisiTrilyon dolarlar harcanan dış uzayda hayat arama çalışmaları da bunun bir göstergesidir. Aslında dışarıda hayat bulmaya gerek yok. Bu dünyayı bilimin ürünleri ile yok etmeyelim yeter. Gelin görün ki tüketim toplumu yeni bir şeyler istiyor. Artık merak değil, toplumun yenilik talebine arz etmek temel güdümüz oldu. Bilim insanları hayatı anlamak yerine toplumun satın alabileceği yeni şeyler üretmek yolundadır. Bu da gelişmenin gövdesi olan bilgeliği ve felsefeyi göz ardı etmeyi gerektirir. Artık sorgulama ve soru sorma yerine satın alma etkinliğine odaklanmış durumdayız. Bu da çarenin bilimden değil, onun öncülü olan felsefeden gelebileceğini sergiler. Bilim günümüzde sadece satın alabileceğimiz şeyleri verebilir. Sorular için felsefeye bakmamız gerekir.

Yorum Yapın