Felsefe Eğitiminin Önemi

felsefe eğitimiSöz uçar yazı kalır. Okul biter, ondan da sadece yazı kalır. Eğitim biter, bilgiler hafızadan kaybolur, sadece defterde kalır. Öğrendiklerimiz defterde kalıyorsa acaba okuldan ne kazanıyoruz? Milyonlarca genç bu soruyu soruyor. Okulda öğrenilenlerin ne işlerine yarayacağını merak ediyor. Gerçekten de öğrenilen bilgiler kullanılmıyor. Ders geçmeye yarayan ezber bilgiler veriliyor.

Çoğu öğrenci için okul çekilmez bir beladır. Ne var ki tüm o yükün altında bir yeteneklerini güçlendirirler. “Öğrenmek” okuldaki yükün altında bir alışkanlık haline gelir. Tabi bu durum herkes için geçerli değildir. Not silahının karşısında eğilmeyen öğrenciler de var. Bununla birlikte okul, öğrencinin bilgiyi değil davranışı edinmesi üzerine kuruludur. Tarih boyunca birine bir şey öğretilmişse ve zorunlu eğitim verilmişse bazı davranışlar görmek hedeflenmiştir. Kötü niyetleri bir kenara bırakırsak müreffeh devletlerde beklenen davranış vatandaşın “öğrenmeyi öğrenmesidir.” Vatandaş yetiştiren okul için ezber bir hedef bile değildir. Okul çocukların toplumlaşmasını ve soru sormasını sağlamayı hedefliyor. Okul dersi değil, öğrenmeyi öğretmek istiyor. Okul bize merak etmemiz ve araştırmamız için iş çıkarıyor.

Toplumların üyelerinden en büyük beklentisi öğrenmektir. Öğrenen vatandaş iyiliği kötülükten ayırt edebilecektir. Öğrenen vatandaş kimseye yük olmayacaktır. Öğrenen vatandaş ülkenin yönetiminde söz sahibidir. Merak eder, araştırır, iyi olanı talep eder. Ailede başlayan ve okulda sistemli hale gelerek bir alışkanlık olan “öğrenme” okuldaki en verimli halini felsefeyle alır. Felsefe temel olarak düşünmeyi düşünmedir. Olayların ve olguların ardındakini merak etmektir. Öğrenme yükü altına zorla sokulan öğrencinin bunu isteyerek yapabilmesini sağlar. Okuldaki felsefe hayattaki eğitim gibidir. Sadece duyulara ve söylentilere dayanmaktansa mantık ve arayış içinde yaşamaktır.

Çocuklarımıza en az on iki yıl zorunlu eğitim veriyoruz. Ancak eğitimin en büyük amacı olan “öğrenme” kazanımını kazandıklarını söyleyemeyiz. Üniversite ile birlikte en az on altı yıl eğitim alan cahiller yetiştiriyoruz. On altı yıl boyunca çocuklara bir şeyler verip sorgulamadan geri vermelerini isteyerek aslında öğrenmeye düşman bile edebiliyoruz. Okul bitince unutulmak istenen bilgiler, nefret edilen bilim ve ahlaki davranışı bile kazanamamış öğrenciler bunun kanıtı. Üniversite mezunu öğrencilerin dünyadan haberdar olmaması; yaşadığı yeri, atalarını, adını, anlamını merak etmemesi; çevresindekilere duyarsız kalması da bunun bir sonucudur.

Eğitimin klasik sorunlarına dikkat çekerken çözümün çok basit olduğunu söylemeliyim. Müfredat telaşı içindeki bürokratlar ve eğitim felsefeleri arasında bocalayan akademisyenler “felsefe eğitimine” odaklanmalıdır. Adı felsefe olmayabilir, ancak genel bir yatkınlık olarak “öğrenmeyi öğretmeliyiz.” Felsefe hayat boyu bizimle kalacak bir yaşam biçimidir ve eğitime örnek olabilir. Felsefe dışarıdan duyduklarımızla değil kendi düşüncemizle hareket etmek ve sadece okulda değil tüm hayatta öğrenmektir. Felsefenin hedefleri eğitime benzemektedir. İkisi de merak etmeyi temel almıştır.

Bu yazıyı 15 bin öğretmen alımında 31 felsefe öğretmeni alınması üzerine yazdım. Çocuklara verebileceğimiz tek şey merak etmek iken bunun dersine “binde iki” yer ayırıyoruz. Eğitim camiası bile felsefenin ne olduğunu bilmiyorsa dünyanın halini siz düşünün. Acilen felsefi yöntemler, felsefe dersleri ve merak etmeyi öğretmeye yönelik girişimler yapılmalı. On altı yıl öğrenmekten nefret ettirilen çocukları sadece felsefeyle geri kazanabiliriz. On altı yılı defterlere hapsetmektense hayata yönelik bir merak uyandırmak için kullanabiliriz.

Ayrıca Bakınız

Eğitim kıvılcımla ateş yakmaktır, boş bir kabı doldurmak değildir. Sokrates

“Eğitimle kişilerde aydınlanmanın temelini atmak kolaydır; ne var ki genç insanları böyle düşünmeye erkenden alıştırmak gerekir. Buna karşın tüm bir dönemi aydınlatmak uzun bir zaman gerektirir; çünkü böyle bir eğitime engel olan ya da onu zorlaştıran bir sürü dış engel vardır.” Immanuel Kant, Was heißt : sich im Denken orientiren? 1786

Eğitim görmüş aklın işareti, herhangi bir düşünceye onu kabul etmeden önce açık olmasıdır. Aristoteles

Düşünmeden öğrenen kaybolur;öğrenemeden düşünen tehlikededir. Konfüçyüs

Leave a Reply