Gün Görmüş Ayılar

Türkiye'de görgüBir kilometreden koku alabiliyorlar. Kışın metabolizmalarını yavaşlatıp mevcut enerjileriyle idare edebiliyorlar. Günde kırk kilograma kadar yiyebiliyorlar. Doğadaki ayılar kendi ortamlarında muazzam özelliklere sahiptir. Bir de şehir ayıları var. Doğal ortamındayken evcilleşmeden şehirlere indirilmiş ve toplum içinde yaşamayı kaldıramamışlardır. Batılılaşmayı batıya gelmekten ibaret sandığımız için, yanlış modernleşmenin bir çıktısı olarak gün görmüş ayılarla uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Batılılaşmanın kayıplarını yaşıyoruz. Kazanç sandığımız modernleşme bazı maliyetler ile geliyor. Batıda modernitenin temelleri yüzyıllar boyunca atılmış ve halkın talep etmesiyle sınıflar arası ayrımlar azalmıştır. Batı toplumu savaşarak aldığı kazanımları  bir temel olarak kullanmış ve bu yaşam tarzının sahipliğini üstlenmiştir. Ahlak ve öz denetim bu kazanımların korunmasında öne çıkmıştır. Bizde ise savaş meydanlarındaki kaygılar batılılaşma zaruretini getirmiştir. Batılı olmak devlet tarafından halka götürülmüş, gelişme ve medeniyet de zorla kabul ettirilmiştir.

Batılı gibi olmaya çalışırken hiçbir gayreti olmayan halk sürüklenmiştir. Özellikle 50’lerden sonra gelişme adı altında halka şehirleşme yedirilmiş ve günümüzün yoz toplumu hazırlanmıştır. Özüne ait olmayan, dışarıdan gelen bir değerler dizisi haydan gelip huya gitmiştir. İnsanımız ne gelişmeye ne de ahlak yapısına sahip çıkmamıştır. Fırsatçılar ise gelişmeyi eleyerek yalnızca kendi çıkarlarına uydurmaya çalışmıştır. Şehir hayatı böyle fırsatçılar ile doludur. Köyün dar dünyasından çıkıp milyonlarla yaşamayı hem kuralları hem de nimetleriyle hak etmeyen bireyler şehirleri doldurmuştur.

Batılılar çabalarken doğunun bizim gibi yanlış batılılaşan toplumları hazıra konmuştur. Ait hissetmediğimiz yeni değerler dizisini oymanın peşinde olmuşuzdur. Köylünün küçük dünyasında şehir fırsatlar diyarı olarak algılanmış, ahlaksızlık zeka olarak adlandırılmıştır. Kendini ait hissetmediği için bu toplumun temellerini parçalayıp kendine kazanç elde etmekte geri durulmamıştır. Ayılar toplum halinde yaşamayı sahiplenememiş, saygı duymamış, kazanımlarına vahşi saldırılar gerçekleştirmişlerdir.

Not:Ayılar Federasyonu tarafımıza başvurarak bu tip insanlarla anılmak istemediklerini belirtmişlerdir. Ayı camiasından özür dileyerek bunun sadece bir metafor olduğunu belirtmek isteriz.

Günlük hayatta alışıp kanıksadığımız sorunlara örnek olarak trafik verilebilir. Her sene Türkiye’de 1.2 milyon trafik kazası oluyor, kurallara uyulmuyor. Ülkemiz vergi ve devlete karşı suçlarda en mahçup ülkelerden biri. Dilencilikte, dolandırıcılıkta, dini duyguları sömürmede büyük yeteneklerimiz var. Adam kayırmanın, rüşvetin, yalanın ve ahlaksızlığın bizim gibi yanlış batılılaşan doğulularda haddi hesabı yok. Ancak bu milletler arasında en çok utanması gereken biziz.50 yıl önce kabile olan ülkeler batılılaşarak süper güç olmuşken biz batılılaşmaya ilk başlayan doğulu ülkeyiz ve eskinin de gerisindeyiz. Üç yüz yılda bir arpa boyu yol alamamışız. Bak: Osmanlı’da Batı Medeniyetine Giriş Gayreti

Çözüm olarak 300 yıldır yapmadığımız tek şeyi öneriyorum. Toplumu tüm unsurlarıyla kabul etmek ve düşmanlıkta değil kardeşlikte birleşmek. Belki zengin olmayız, ama medeni olmak için ötekini kabul edip sahiplenmedikçe sorun devam edecek.

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın