İnsanın Varoluşu

insanin varoluşuİnsanın varoluşu tahammül edilemez bir yalnızlık içerir. İnsanlık aslında yalnızca kendi arasındadır. Dışarıya dair bir insanlığımız yoktur. İnsan olduğumuzun farkında olan yalnızca biz varız. İnsanlığın insanlar arasında olması gibi, kişilik de kişinin kendisince bilinebilir. Kimsenin hayatı nasıl hissettiğini bilemediğimiz gibi, diğer varlıkları da içselleştiremeyiz. İnsanlığa şöyle bir bakınca dışarıya verdiğimiz tek şeyin yok oluş olduğunu görüyoruz. İnsan dışı varlıklara insanlığımız yok olmak şeklinde ulaşıyor. Doğadaki komşularımıza yok edicilikten başka bir şey getirmiyoruz. Onları anlayabilseydik bizi yok oluş şeklinde tanımladıklarını görürdük.

Filozof Alan Watts(1915-1973)’a göre insan dünyaya gelmiyor, dünyadan geliyor. Öyle değilmiş gibi yaparak aslında parçası ve bütünü olduğumuz dünyamızı yok ediyoruz.  Tüketim kültürü tersini söylese de biz doğada yaşıyoruz. “Ben” dediğimiz şey birbirine tutturulmuş et parçaları değil. Beden sadece ödünç aldıklarımız. Kişilik yalnızca yol işaretlerini takip eden bir şoför, yalnız hoyrat bir sürüşü var. İşaretlere mahkum, ama dikkat etmiyor. Sürüş kısa sürse de, yolda yalnızca kendin varmış gibi davranmak bazı sorunlara yol açıyor. Bu şekilde var olduğumuz yol yok oluşa çıkıyor.

Kontrolün kendinde olduğunu hisseden kişi bilmediği şeyleri bir düşünmeli. İnsanlık tamamen bir zan olabilir. Hayat bir zannedişe benzer. Yüz yıl öncesine kadar bilmiyorduk, insanı oluşturan en küçük parçaların bile içinde ayrı dünyalar varmış. Yüz yıl önce bilmiyorduk, dünya evrende bir toz tanesinden ibaretmiş. Yüz yıl kadar önce bilmediğimiz şeylerin benzeri şekilde, kim bilir daha neleri bilmiyoruz. Dünyaya kendimiz bile gelmiyoruz, ama kendimiz için yaşıyoruz. İnsanın varoluşu bu zannın garip yalnızlığıyla çevrilmiştir. Bazı şeylerin farkında olmadığımızı, bazı şeyleri tecrübe edemeyeceğimizi, duyamayacağımızı ve hatta hayal bile edemeyeceğimizi fark etmeliyiz.

İnsanın varoluşu her şeyi biliyormuş gibi yapıp aslında hiçbir şey bilmemek şeklinde gerçekleşiyor. İnsanlığın çıktılarının diğer tüm varlıklar için olumsuz olması dikkat çekiyor. Kendinden başkasını düşünmeyen bir birey gibi, insan kendini yok oluşa sürüklüyor. Bir ağaç elma verdiğinde elma ağacı oluyor, bir arı bal yaptığında bal arısı oluyor. Bizim nazarımızda diğer şeyler ürünleriyle anlam kazanıyor. Peki insan doğaya ne veriyor? Bu konu daha da ilerlediğinde insanlık kötülüğünü görmek mümkün oluyor. Neleri feda ederek var olduğumuzu fark etmek zor iken bir de itiraf etmek var ki çok az filozof hariç insanın var oluşunu dışarıdan gören kimse çıkmadı.

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın