İslam’ın Siyasallaşması- Kemal Karpat

Batılılaşmanın Sonucu Olarak İslam’ın Siyasallaşması

İslam'ın SiyasallaşmasıTürkiye’nin modernleşme serüvenini anlamak için Yeni Osmanlı ve Namık Kemal örneklerini vererek doğal hukuk anlayışını modernleşmenin ilginç bir örneği olarak inceledik. Çağdaş düşünce ve batılılaşma tahlilleri bu dönem anlayışının İslami bakış açısını sergilemekteydi. Her ne kadar bazı yazarlar bu dönemde seküler taban oluşturmak gayesindeyse de müelliflerin açıkça böyle bir beyanı görülmemektedir. Yani laiklik de dahil fikirler İslami çerçevede dile gelmiştir. Bu dönemde İslami çerçeveyi anlamak için özlü bir eser olan İslam’ın Siyasallaşması’nı öneriyorum. 777 sayfalık bu eser sadece İslami çerçeveyi değil, Türklerin modernleşme çabalarını da anlatmaktadır. Yazar Kemal Karpat ne batılı oryantalist paradigmadan ne de hamasi düşüncelerden etkilenmeden nesnel bir tahlil vermeye çalışmaktadır. Sonraki yazımızda bir özetini vereceğimiz eserin giriş bölümü genel hatlarını sergilemektedir.

Karpat önsözde belirttiği gibi Türklerin nasıl modernleştiğini anlamak istiyor. Bunun için devlet ile toplum arasındaki bağları irdeleyerek batıdaki benzerleri ile Osmanlı kimliğini kıyaslıyor. Osmanlı’nın bir imparatorluk değil, devlet olduğunu ve Türk milletinin farklı bir yol takip ettiğini dile getiriyor.[1] Önsözün geri kalanında Osmanlı Devleti’nin ve toplumunun kültürel ve siyasi değişimi ile Türkiye halini almasına vurgu yaptığını belirtiyor. Toplumun değişiminde dinin işlevini ve devletin her zaman hakim bir durumda din ile ayrışıp işbirliği yapmasını nazara alıyor.

Karpat Türkçe baskıya yazdığı önsözü ayrıca geniş tutuyor. Burada kitabın genel bir görünümünü veriyor. İslam geleneklerinden başlayarak Osmanlı toplumunu çözümlüyor. Özellikle modernleşme döneminin olaylarını Genç Osmanlılar’dan cumhuriyet dönemine dek siyasi, toplumsal ve ekonomik koşulları göz önünde bulundurarak anlatıyor. Ne var ki sonuçta Türkiye’den gelen eleştirileri eleştirerek ilginç bir sonuca varıyor. Önsözü bitirirken Türkiye’de kültürünü araştıran kimselerin sayısının arttığını söylüyor.

Giriş bölümü kapitalizmin Osmanlı’ya sirayet etmesiyle yaşanan toplumsal değişmelerin bir tahlili görünümündedir. On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı dünyanın batı güdümlü ekonomik anlayışa adapte olduğu ve İslam ülkelerinin yenik düştüğü dönemdir. Bağımsız tek büyük İslam devleti olan Osmanlı özellikle II. Abdülhamid döneminde İslam ülkelerinden gelen bir talebi yanıtlamıştır. Müslüman dünyanın bir merkeze ihtiyacı vardı. Abdülhamid Müslümanların dini lideri olarak ortaya çıktı. Abdülhamid’in batıya hayran biri olarak İslam’a yapıcı reformlar getirmesi de ilginç bir noktaydı.[2]

Hilafet tepeden inme reformların meşruiyetine katkı sağlamışsa da sultan- halife yani “din ü devlet” kaynaşması muhafazakar bir kesimi meydana getirmiştir. [3]  Abdülhamid İslami otoriteyi teşkil ederken seçkinleri veya kitleleri İslami çizgide tutmaya özen gösteriyordu. Abdülhamid ve dine dayanarak toplumu uyandırmak isteyenler devleti canlandırmanın peşindeyken İslamı bir ideolojiye dönüştürdüler.[4] Abdülhamid Müslümanların İslami kimliğini oluşturmak için hilafete ve dine görülmemiş bir ideolojik güç kazandırdı. Müslümanları birleştirmekle kalmayıp tüm faaliyet alanlarındaki muazzam değişiklikleri de böylece meşrulaştırdı.[5]

1856’dan sonra Hristiyan- Müslüman medeniyetler çatışması mukabili olarak otoriteyi gayri şahsi bir temele oturtmak ve kurumlara kaydırmak için Osmanlıcılık ortaya çıktı. Hristiyanların kendilerini geri bıraktığı düşüncesiyle Müslüman Osmanlı’dan hoşnut olmamaları devleti Müslüman ve nihai olarak da Türk sıfatıyla bırakacaktı. Lakin henüz Abdülhamid döneminde Müslümanlar arası birliği teşkil etmek için İslamcılık ideolojisi benimsendi. Osmanlı olmasa da ümmet etrafında birleşilebileceği düşünüldü.[6]

Karpat giriş bölümünün sonunda İslam birliği kavramının oluşmasını açıklıyor. Pan İslamizm adıyla anılan ittihad-ı İslam ediplerden ve devletten destek gördüğü için serpiliyor. Yazar Osmanlı’nın son elli yılda yaşadıklarına ışık tutmak için İslamcılığı ele aldığından bahsediyor. Avrupa merkezli modellerden ayrılarak yerli boyutları eklediğini de belirtiyor.[7]

Kaynakça

  • [1] Kemal Karpat, İslam’ın Siyasallaşması, Timaş Yay., 2013, s. xi˗xiii.
  • [2] A.g.e. s.2.
  • [3] s. 9.
  • [4] s. 10.
  • [5] s. 19.
  • [6] s. 15.
  • [7] s. 25-26.

Eserin Özeti

Eserin özeti için: dmy.info/islamin-siyasallasmasi-ozet

Yorum Yapın