İyilik Nedir

İyilik Tanımı

iyilik nedir Felsefede Süper kahramanlarİyilik ne demektir? Genellikle zıttı olan “kötülük” ile akla gelir. İyiliği düşünen filozoflar iki olguyu birlikte değerlendirir. Bazıları iyiliğin olabilmesi için kötülüğün gerekli olduğunu ileri sürer. Bu düşünceye “teodise” denir. İyilik kapsayıcı bir anlatımla: Belli insan gereksinmesini karşılayan, insan çıkar ve dileklerine uygun düşen, kişiye, topluma, bir sınıfa ya da başka bir kümeye, yararlar sağlayan; özdeksel ya da tinsel olgunun niteliğidir. Kısaca “özneye faydalı olma” durumudur denilebilir. Sözlükte, Eski Türkçe: “Edgü”den:  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı 2. Bol, çok, aşırı 3. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren: İyi haber. 4. Esen, sağlıklı 5. Yerinde, uygun 6. Doğru olan 7. Yeterli, yetecek miktarda olan 8.  Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. 9. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde anlamlarına gelir.

iyilik nedir Felsefede Yardım eliGeniş anlamında a. İşe yarar, ereğine, özüne uygun, doğru yapılmış; doğasına uygun. b. İstenmeğe değer olan. c. Değere yönelmiş, değere ilişkin, değerle belirlenmiş, değerli. 2. Ahlakın ve ahlak felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlakça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlak felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı’nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant’ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlak yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği. 3. Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: “Yararlı olan iyidir.” (yararcılık) ya da “Haz veren iyidir.” (hazcılık) görüşleri de vardır.

Felsefede iyilik nedir

Farabi’ye göre: Allah sırf iyiliktir.. O’nun inayeti her şeyi kuşatmıştır.  Allah cömertlik ve adalet sıfatlarıyla aleme düzen verir. Varlıkların mertebeleri arasında bir uygunluk ve düzen vardır. Bunlar sayesinde alem, adeta tek bir şeymiş gibi bir gaye ile hareket eder.iyilik hakim unsur olmakla birlikte kötüye de yer vardır. Afetler ve çeşitli noksanlar maddenin ilahı nizamı kabul etmeyişinden kaynaklanır..dmy.info/farabi-kimdir/

İbn-i Sina’ya göre: İyi, varlığın kemali(olgunluğu); kötü, kemalin yokluğudur. Ona göre Allah’ın evreni yaratmada bir gayesi yoktur. Bizim amaç anlayışımızla kavranamaz. Allah varlık alemine bir düzen vermiştir, onun zatına uygun olanlar iyilikten nasibini almış olur. Tümellerde( bütünler- olgular) kötülük bulunmaz. İnsanlık bir tümeldir. Ancak fertler kötü olabilir. Kötülük çoklukta ve değişiklikte ortaya çıkar. Kötülük vacib’ül vücuttan uzaklaştıkça artar. En yoğun halini maddi alemde gösterir.

Leibniz’e göre tanrı mükemmel ve iyi olandır. Tanrı varlığı yaratmıştır. Dolayısıyla varlıklar da iyidir. Tanrı varlıkları yaratırken tüm hesapları yapmış, kötülüğe de izin vermiştir. Tanrı gibi mükemmel bir şey nasıl kötüyle anılabilir? diye soran Leibniz, buna da iyiliğin gerçekleşmesi için kötülüğün var olması cevabını verir. Yani: acı olmasa zevk, günah olmasa sevap olur muydu? Tanrının yarattığı sonsuz evrenler arasında kötülük olmayanı mevcut değildir. Kötüsüz bir alem eksik bir alemdir. Her şey birbirinin nedenidir. Tanrının düzeni dışında bir şey yapılamaz. Böylece olağanüstü denen şey, ancak yaratıklar arasında kurulmuş bir düzene göre öyledir. Evrensel düzene herşey uygundur. Bu, o kadar dogrudur ki dünyada büsbütün düzensiz hiçbir şey yalnız yok degildir, böyle bir şey tasarlanamaz bile.Böylece denebilir ki Tanrı alemi nasıl yaratmış olursa olsun alem hep muntazam ve belirli bir genel düzen içirisinde olur.

Hegel’e göre:Kötü, iyi olmayan ve kendi başına varlığını devam ettiren bir şey olarak görülürse, o zaman aralarındaki karşıtlığın tanınması gerekir. Kötüyü değişmeyen bir şey olarak görmek yanlıştır. Halbuki o, olumsuz bir şeydir. Ve kendi başına hiç- bir kalıcılığı yoktur.Kötünün “kendinde (an sich)” ve “kendisi için (für sich)” bir amacı yoktur, çünkü o gerçek bir varlığa sahip değildir? Hegel’e göre iyi ise, “kendinde (an sich)” ve “kendisi için (für sich)”dir, bütün belirlenimlerin özü, hakikat yasası ve dünyanın mutlak son amacıdır.İyi ve kötü karşılıklı birbirlerini gerektirir. Biri diğerini zorunlu kılar ve kendini diğeri aracılığıyla ilişkilendirir. İyi ve kötü; diğerini, kendisinden bir başka olarak ayırmak ve diğerinin ortadan kaldırmasına bağlı olarak, kendisine dayanabilmesi için bizzat zorunluluk arz eder..İyi ve kötüden her biri, diğerini kendine olumsuzlamanın bir momenti olarak zorunlu kılar, bunlardan her biri bu özelliği kendinde bulundurur; böylece kendini ve kendi karşıtını kapsar. iyi ve kötünün her biri neticede bir bütündür. Yada bütün her ikisinin aynlmazlığıdır. Öyle ki, bu bütün (yani iyi ve kötünün birlikteliklen) momentlerin hareketlerini ortaya koyan, değiştirilemez farklılığı ve ilişkiyi içinde barındırır.

19. yüzyılda Schopenhauer, Kierkegard ve Nietzsche için sorun kötünün varlığı, nedeni ve kaynağını açıklamak, yeni bir çözüm göstermektir. Nietzsche: “Nihilizmin ön şekli pesimizmdir. Pesimizm, mantığın gücüyle zıtlıkları ortaya koyar; bir gerginlik durumu yaratır. Yüksek değerlerin altında bir ahlak sistemi bulundukça ve sistem geçersizleştikçe değerler hayatı yönetecekleri yerde, ondan yüz çevirmeye başlarlar; Pesimizmin gerginlik durumu nihilizmi, değerlerin kökten reddedilişini hazırlar” der. Schopenhauer: her an, her yerde maruz kaldığımız kötülüğün kökten bir çözümü olmadığını söyler. Var olan kötülüğün bir Tanrı tarafından yapıldığını ya da yapılmadığını formüle etmek, kötülüğün var olmasını engellememektedir. Yaşama isteğinin yönlendirmesiyle kötülüğe tahammül edilebilir. Bu tahammül sanat, ahlak ve sevgi yoluyla olacaktır. Albert Camus: Tanrı’yı reddedişini kötülüklerin varlığına ve insanlar tarafından bolca ve şiddetli bir biçimde tecrübe edilişine bağlamaktadır. Ona göre sormamız gereken soru şudur: Bu dünyada kötülük var mıdır? Eğer varsa, kötülük Tanrı fikriyle bağdaşmaz. Tanrısal bir düzende, Tanrı’nın yarattığı ve yönettiği bir dünyada kötülüğün olması akıl alacak gibi değildir. Söz gelimi ölüm, bir kötülüktür ve kötülük bize azap verir. Oysa “haklı olan asla öldürmeyendir”. Bu demek ki, Tanrı olamaz. “Ya biz özgür değiliz ve her şeye gücü yeten Tanrı kötülükten sorumludur; ya da biz özgür ve sorumluyuz ama Tanrı her şeye gücü yeten değildir. Albert Camus varoluşsal kötülük problemini böyle dile getirmiştir.  Bak: İyi insan nedir? Bak: dmy.info/Kötülük nedir?

Kaynakça

1)Hegel’de Kötülük Problemi

2) Leibniz ve Hegel’de Kötülük

3) Kötülüğün Çözümü olarak Teodise

Dünyanın içinde ya da dışında , iyi niyetten başka hiçbir şey şartsızca iyi olarak algılanamaz. Kant 

2 Yorum

  1. TÜLAY SULU(SÜLÜ) Şubat 13, 2015
    • Doğuhan Murat Yücel Mart 3, 2015

Leave a Reply