Mutluluk Nedir

Anlamı

mutlulukMutluluk isteklere ulaşma durumudur. Zihinsel ve duygusal bir yeterlik halidir. Anlamı üzerine çok çeşitli düşünceler mevcuttur. Asgari tanım olarak “ulaşmış olmayı” kabul edebiliriz. Mutlu olmak çoğu zaman beklentiler ile ilgilidir. Her insan mutluluğu kendi ölçütleriyle belirler. “Mutlu oldum” demedikçe kimsenin mutlu olmaması bunun kanıtıdır. Yine, siz mutluyum dediğiniz sürece kimse mutluluğunuzu alamaz. Mutluluk kişiseldir ve çoğunlukla hayattan beklentiler ile ilgilidir.

Mutlu olmak için kendinizden başka ihtiyacınız yok. Yetinmeyi bilmekten başka bir şey öğrenmeniz gerekmiyor. İnsanın sınırsız istekleri arasında kendi iç dünyanıza bakıp yetkin olduğunuzu anlamanız dışında bir felsefe de lazım değil. Mutlu olmak için başkalarına bakmayı bırakıp kendinizi fark etmeniz ve yetinmeniz gerekiyor. Başkalarına göre yaşama hastalığından kurtulabilirseniz, mutluluğun her zaman sizinle olduğunu göreceksiniz.

Kökeni

TDK mutluluğu “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu, mut (I), ongunluk, kut, saadet, bahtiyarlık” olarak tanımlamıştır. Sevinç, ferahlık, hoşluk sözcükleriyle yakın anlamdadır. Kökeni “umutlu” sözcüğüdür. Söz başı ünlünün düşmesiyle “mutlu” olmuştur. Umut sözcüğü Eski Tükçe Um- eyleminden gelir. Umut beklenti ve dilek anlamındadır. Mutlu sözcüğü saadet ve memnuniyet kelimelerinin karşılığı olarak modern dönemde türetilmiştir.

Felsefe Tarihinde Mutluluk

Eflatun Devlet adlı eserinde mutlu olanın ahlaki olduğunu söyler. En büyük erdem adalettir. Gyges’in Yüzüğü adlı düşünce deneyinde de görüldüğü gibi gücü istismar eden kendini iştahının kölesi yapar. Adil olmayan iştahını azdırdığından kendine yetemez ve mutlu olamaz.

Aristoteles Nikhomakos’a Etik(MÖ.350) adlı eserinde mutluluğu bir duygu olarak değil bir etkinlik olarak tanımlar. Eudaimonia (“eu-iyi” & “daimōnruh”) terimi batı dilllerine mutluluk olarak çevrilmiş ve Aristo’nun felsefesinde insan bayındırlığı veya serpilmesi dediğimiz bir etkinliği belirtmiştir. Eudamonia insanın en iyi halidir. Pratik felsefenin de en büyük amacıdır. İnsanın iyi oluşu da erdemli olmasına ve erdemi hayatına uygulamasına bağlıdır. Aristoteles sağlık, varlık ve güzelliği de dışarıdan gelen iyilikler olarak kabul etmiştir. Stoacılar sadece erdemin yeterli olduğunu düşünmüş, dış etkileri gereksiz bulmuşlardır.

İbn-i Sina’ya göre mutluluk dünyevi olandan bağımsızdır. Mutluluğa akıl ile erişilir. Gazali Kimya-yı Saadet eserinde İslam’ın gereklerine uygun yaşamayı ve dolayısıyla günahtan kaçınmayı kurtuluşun ve mutluluğun çaresi olarak görür. Farabi‘ye göre insan mutlu olmak için yaratılmıştır. Sınırlı olsa da mutluluğu tek başına gerçekleştirebilir. İyi davranışlarının hedefi mutluluktur ve davranışlar sadece erdemle yönlendirilirse mutlu olunabilir.

Schopenhauer mutluluğun doyum sağlanan bir şey olduğunu söylemiştir. İnsan istedikçe ister ve her doyum yeni bir isteğe yol açar. Bu da sürekli bir tatminsizlik getirdiğinden ıztırabın uzatılmasına yol açar. İştah ve bencillik engellenmedikçe mutlu olunamaz. İstekler acılar ile birlikte gelir. Nietzche’ye göre mutluluk insan eylemlerinin en yüksek amacı olan durumdur. Ahlaklı olmak için yapılan davranışların daha çok mutsuzluğa yol açtığını ve içgüdüleri bastırmanın mutluluğu engellediğini söyler. Gerçek mutluluk üstinsanı yaratmakla mümkün olacaktır.

Kaynakça

  • plato.stanford.edu – ilgili maddeler
  • iep.utm.edu – ilgili maddeler

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın