Roma Adaleti- 2 bin Yıllık Devletin Kökleri

Paylaştıkça artar:
Roma medeniyeti spqr

Roma Meclisi ve Halkı

Roma Adaleti

Roma, Cumhuriyeti(MÖ 509- MÖ.27[Sezara dek]) ve İmparatorluğuyla(Mö. 17- MS. 476 Doğusu Ms. 1453) Yaklaşık 2000 yıl varlığını sürdürmüş bir medeniyetin adıdır. İtalya’ dan çıkarak ulaşabildikleri her yeri elde edebilmişlerdir. Bazı ilginç özelliklerini paylaşalım.[Bak. dmy.info/Devlet-nedir]

Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluğu üç yüz yıl öncesine kadar batının kurduğu en güçlü imparatorluktu. Britanya- Romanya- İran- Cezayir çizgisinde ulaşabildikleri her yeri işgal etmişlerdir.

İşgal ettikleri yerleri özümsemişlerdir. Yolları kuzeyden, Kanalizasyon ve su kemerleri Afrika’dan, din, eğitim, sanat Yunanistan’dan alınmıştır. Bu kadar büyüyebilmesinin sebebi pragmatik yaklaşımlarıdır. Kullanacaklarını alır, kalanları yok ederler.
Kültür ve teknoloji adına hiçbir şey olmasa da tam bir savaş makinasıydı. Roma, yeni roma adaleti forumbir şey koymamış ama bütün eski şeyleri mevcut olanın ateşinde yakmıştır. Onu bin yıldan uzun süre ayakta tutan sürekli beslenen sömürü ateşidir. Bir
Müthiş yapılar yaptılar. Günümüzde de gördüğümüz bir alışkanlık olarak gösterişten geri kalmadılar. Pantheon , kubbesiyle ünlü tanrılara adanmış bir tapınak. Colosseum( İnsanların eğlence için birbirini öldürdüğü 55 bin kişilik bir yapı. Circus Maximus ( Yüz binden fazla kişinin at ve araba yarışlarını izleyebildiği bir pist. Romanın yapıları sömürülen yerlerden gelen inanılmaz bir zenginlikle ve sanatla birleşince birer katliam abidesi olarak yükseldiler. Pek azı hala ayaktadır.

roma adaleti trajan işgal yerlerRomalılar vahşi, barbar dış dünyaya karşı kendilerinin ışık olduğuna inanırlardı. Dünyayı düzene sokmak onların dünyaya lütfu gibiydi.Tabi diğer herhangi bir imparatorluğa göre bugüne kadar dahi bunda en başarılılardır. Kendi dinlerinden olmayanlara çok büyük işkenceler yapıyorlardı. (Hristiyanlığın yayılmasında ana etkendir) Görüş ve inançlarına katılmayanlara karşı hiçbir ahlaksızlıktan geri kalmıyorlardı. Hiçbir kalıcı ittifakı olmamıştır. Neredeyse tüm dost ulusları daha sonra işgal etmiştir.

Dışarıda böylesine vahşet uygularken içeriyi ayakta tutan dinamikler nelerdi? Tabi ki vatandaşlar arasındaki adalet duygusuydu. Adalet devlet olarak bir arada bulunmanın ana etkenidir. Roma Devleti’nde hukuk herkese eşit uygulanırdı. Vatandaşlar anlaşmazlıklarını şiddete başvurmadan hukukla çözebilirlerdi.

roma adaleti mahkeme anıDevletle olan ilişkiler ile kişiler arası ilişkiler de iki ayrı koldan yürütülmüştür. Özel ve idari hukuk ayrımını oluşturarak bugün Roma hukuku denen yöntemi benimsemişlerdir. Kanunların spesifik, kesin olması da başka bir etkendi. Roma’nın mimarisiyle birlikte hukuku en etkileyici yanlarıdır.

Toplum kesin tabakalarla ayrılmıştı. Kölelerden hükümdarlara dek herkesin görevleri belliydi. Tam bir düzen devletiydi. Şehrin beslenmesinden, güvenliğe, eğlenceye, ordunun ikmaline kadar hiçbir şey aksamadan ilerliyordu. Tabi cumhuriyet ve eşitlik temelinde de olsa Roma kölelerin üzerinde yükseliyordu.

Roma’da dikkat çeken 2 bin yıl bu kadar büyük bir cüsseyle ayakta kalmasıdır. Onu ayakta tutan dışarıda tam bir katliam ve sömürü düzeni kurarken, içeride tam tersine herkesin adalet ve düzen içerisinde yaşamasını sağlamasıdır. Roma adaleti diyebileceğimiz bu adalet bir kesimin adaletidir. Evrensel yargıları yoktur. İyilik değil fayda ister. Sadece Romalıların yaşamasına izin veren bu düzen, yeni hiçbir şey üretmemiş belki bütün dünyaya barış getirecek Yunan ve Akdeniz kültürlerini sömürmüştür. Yani bin yıllık varlığının sebebi bencilliği değildir. O kadar büyük bir kültür birikimini ısınmak için ateşe vermiştir denilebilir. Akdeniz’ de binlerce yılda oluşan fikirleri hazırdan yemiştir. Bir başarıdan söz edilemez. Bir kayıptan söz edilir. Nitekim en büyük hükümdarı Sezar’ın kaderi Roma adaletine bir örnektir. Halkın sevgilisi ve büyük askeri deha Sezar, Roma senatörlerinin entrikalarına kurban gitmiştir.[Bak.dmy.info/tag/fatihler]

Jül Sezar(Gaius Julius Caesar) (MÖ 12 Temmuz 100 – MÖ 15 Mart 44)  Galya’yı fethederek Roma topraklarını Atlas Okyanusu’na kadar genişletti ve aynı zamanda MÖ 55 yılında Britanya’nın Romalılarca ilk işgalini gerçekleştirdi. Üçlü halinde yönettikleri cumhuriyette iktidar mücadeleleri başlayınca Roma yakınında, geçilmesi yasak olan Rubicon nehrini geçti.  Başlayan iç savaş sonucu Roma dünyasının tartışmasız hâkimi haline geldi.

Hükümetin kontrolünü ele almasının ardından, Roma toplumu ve yönetimini kapsayan geniş bir reform hamlesi başlattı. Hayat boyu diktatör (dictator perpetuus) ilan edildi ve Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirdi. Ancak Sezar’ın eski arkadaşlarından Marcus Junius Brutus’un önderliğindeki, Cumhuriyeti eski işleyişine kavuşturmayı hayal eden bir grup senatör tarafından MÖ 15 Mart 44 tarihinde öldürüldü. Suikastın ardından başlayan yeni bir iç savaş, vârisi Gaius Octavianus’un Roma dünyası üzerinde baskın bir otokratik güç haline gelmesine yol açtı. Sezar, suikastten iki yıl sonra, MÖ 42 yılında Senato tarafından resmen kutsanarak Roma tanrılarından biri ilan edildi.

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın