Batıda Şirketçilik ve Devlet

Paylaştıkça artar:

ŞirketçilikBatıdaki seçimleri gündeme taşıyoruz. Ne olacağını merak ediyoruz. Acaba batının zulmü sona erecek mi? Batılı politikacılar değiştiğinde siyaset değişecek sanıyorsanız çevrenize bir bakın. Çevrenizde gördüğünüz her şey bir başkasının ürünüdür. Telefon, bilgisayar, lamba, masa vs. ürünler şirketlerden alınmaktadır. Daha net bir ifadeyle şirketler için çalışmaktayız. Şirketler için yaşamaktayız. Hem emeğimizi, hem de onun karşılığını alan şirketler sadece bizi değil devletleri de yönetmektedir. Elimizdeki teknolojik oyuncaklarımızı almak için kapısında beklediğimiz şirket sanmayın ki sadece sizi kapısında bekletiyor. Devletler ve politikacılar da dünyanın iplerini elinde tutan şirketlerin eline bakıyor. Dolayısıyla siyaset batıda bir şeyi değiştirmiyor.

Şirketler için çalışıyoruz. Modern nesneler satın almak için ömür boyu emek veriyoruz. Çabamız, çalışmamız satın almak ve tüketmek için. Bir iş günündeki çalışmamız cep telefonumuzun %1’ini karşılıyor. Önümüzdeki bilgisayar ve ardımızdaki lamba için çalışıyoruz. Ürünler için çabalıyoruz. Ürünler için çalışan ve yaşayan insanlarız. Ürünü satın aldığımız şirket uğruna olduğumuz söylenebilir. Peki, şirket için çalışan sadece insan mıdır? Mesela büyük batı devletlerinin çalışmalarına bakalım. Sanki insanı geliştirmek için değil de, şirketleri geliştirmek için çalışıyorlar. Tüketim çağında doğal olanı yapıyorlar. Artan askeri harcamalar ve finans piyasaları için halkın cebinden para çalmalar ile devletlerin ne için çalıştığı belli olmaktadır. Trilyon dolarlık askeri bütçelerin insanların iyiliği için oluşturulduğu söylenemez.

şirketçilik kurumların gelirleri

Devletlerin ve şirketlerin gelirlerine göre sıralanması.

Amerika‘da Cumhuriyetçiler başa geçti, bizim için ne değişti? Sadece bize kötülük yapanı daha kötü bir sunumla göreceğiz. Göz boyamayı eksik yapacaklar. Çünkü bunlar eziyet etmekten fazladan zevk alanlardır. Bencilliklerini duyurmaktan hoşlanırlar. Cumhuriyetçi veya demokrat olmaları yalnızca görüntüyü değiştirir. Özde hepsi sömürgecidir. Özünde tüm batı siyaseti sömürüye devam edecektir. Çünkü ipler kendi ellerinde değildir. Tüketim kültüründe insanların şirketler için çalışması gibi, devletler de şirketler için çalışmaktadır.

Bencillik en yüksek değer olunca ekonominin bencil olanı da hayatımız oluverir. Kendi yerel düzenimizde bunu çok hissetmeyiz, ama dünyayı kontrol eden devletlerin kazanç odaklı şirketlerin hizmetinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum geçici refahı ve tüketim avuntusunu sürdürülebilir bir hayatın yerine tercih eden siyasetçilerin eseridir. Serbest piyasa ekonomisini halkın mahkumiyeti haline getiren batılı siyasetçiler tehlikenin farkına vararak kapitalizm karşıtı kamplara ayrılmaya başlamışlardır. Devletleri tehdit eden bencillik şaheseri şirketler ise farklı görünümlere bürünmektedir. Şirketçilik devleti eleyen ve toplum düşmanını toplumun üzerine yerleştiren bir tutumdur. Bununla birlikte devleti bir kukla gibi kullanan kukla efendisi şirketler kimliklerini gizleyecektir. Toplumun denetimi insan üstü bir güç olarak tesis edilen şirketçiliğe geri dönülmez biçimde teslim edilmiştir. Halihazırda insanlığın efendisi olan şirketlerin direkt devlet haline gelmesi muhtemeldir.

Şirketçilik Hakkında Bakınız

Yorum Yapın