Varoluşçu Papağan Alex

Alex(1976- 6 Ekim 2007) bir Afrika gri papağanıdır. Arizona, Harvard ve Brandeis üniversitelerinde hayvan psikolojisi üzerine otuz yıllık bir deneye konu olmuştur. Kuşların dil yeteneği hakkındaki bu deney(Avian Language EXperiment) bazı hayvanların insan dilinin temel prensiplerini kazanabildiği sonucuna varmıştır. Felsefi olarak konu edinmemizin nedeni bu papağanın bize göre soru soran ilk insan dışı canlı olmasıdır.

İnsan dilini öğrenme konusunda maymunlar öne çıkarılsa da papağanlar daha gelişmiş görünüyor. Hem de maymunların işaret diliyle sınırlı olmasına mukabil Alex gibi papağanlar konuşarak iletişim kuruyor. 2007 yılında ölen Alex adlı papağan 50’den fazla nesneyi tanıyıp ifade edebiliyordu. 6’ya kadar sayıyordu. Renkleri, büyüklükleri, farklılıkları, ayırt edebiliyor ve bunu ifade edebiliyordu. Papağan Alex bir keresinde aynaya bakarken “hangi renk(what colour)” diye sormuştur. Kendisine “gri(grey)” yanıtı verilerek bunu öğrenmesi de sağlanmıştır. Bu olay tabi ki deneyin kalıntısıdır, hayvana sürekli hangi renk diye soru sorulmaktadır. Lakin, edilgen bir davranış olsa da kendisini fark edip soru sorması dikkat çekicidir.

Bir felsefi ekol oluşturmasa da ilk soruyu sorduğu için kendisini papağanların filozofu ilan edebiliriz. Varoluşçu dememizin sebebi de varlığını- bilinçli olmasa da- sorun edinmiş olmasındandır. Tabi ki bunlar nükteli yaklaşımlar, ancak olaya papağan dünyasından bakarsanız var oluşa dair veriler elde edebilirsiniz. Aslında papağanlar ve tüm hayvanlar iletişim kurmaktadır. Hatta maddenin her parçası diğerleriyle temas halindedir. Ne var ki biz kendimizin dışında “zeka” olabileceğine inanmadığımız gibi “var” olduklarını da reddediyoruz. Hayvanların da insan dilini öğrenince konuşabildiklerini sanıyoruz. Halbuki bu sadece dünyalar arası bir geçişten ibaret. Papağanın dünyasını reddedip, ona kendi dünyamızı kazandırıyoruz.

İşe bir de papağanlar açısından bakalım. Bize göre zeka sayılan mucizevi insansı konuşma diğer papağanlara göre garip bir davranıştır. Alex’in papağan topluluğu içindeki davranışı rahatsızlık olarak değerlendirilebilir. Nitekim insansı davranışlarla doğadaki türdeşleri arasında garip karşılanacağı aşikardır. Alex’in papağanlar içindeki konumu ile filozofun toplum içindeki konumu arasında ilgi kurabiliriz. Alex papağanın doğasında olmayan şeyler yaparak zeki olmamıştır. Zeka bize göre olanın yüceltilmesidir. Alex papağan varlığını sorgulayarak “garip” olmuştur.

İnsanlar arasında insanlığı sorgulamak da gariptir. Filozof terimiyle genellediğimiz sorgulayan insanların da garip karşılandığını söyleyebiliriz. İnsanın var oluşundan şüphe ederek Alex gibi kendine ters bir davranış sergilenmektedir. Topluluğunun kendinden beklediği davranışın dışına çıkmaktadır. Papağan insansı olarak arızalı bir yaşayışa sahiptir. İnsan da insan dışına çıkmaktadır. Papağana insan dili insanlar tarafından öğretilirken filozofa şüphe dış etkilerden mi gelmektedir? Bunu daha ilginç şekilde şöyle sorabiliriz, insan içinde bulunduğu gidişatı nasıl sorgulamaktadır? Belli bir bütünün parçası olarak, onun sayesinde ve uğrunda yaşayarak var olan insan nasıl soru sorabilmektedir? Bir sistemin parçası olan ve kararlı çalışması beklenen her sisteme sorabileceğimiz gibi, insan neden arızalıdır?

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

Yorum Yapın