Analitik felsefe nedir?

Analitik felsefe ya da dilbilimsel felsefe 20. yüzyılda ortaya çıkan bir felsefe yaklaşımıdır. Bu yaklaşıma sahip olanların ortak özelliği felsefeye dil çözümlemeleri açısından yaklaşmaları ve kavramların mantıksal incelemelerine odaklanmalarıdır.

Analitik felsefe argümantasyonda berraklığa, öncüllerin doğruluğunun önemsenmesine, mantık ilkeleri ile geçerliğe ve kavramların analiz edilip çözümlenerek parçalarının incelenmesine önem verir. Analitik felsefe parçaları inceleyerek yapıya yönelik bir akıl yürütme ile felsefenin doğruluk ve geçerliğini engelleyen yüzeysel sorunları gidermek amacındadır.

Düşüncelerin mantıksal berraklığı felsefi önermelerin mantıksal şeklinin çözümlenmesi ile sağlanır. Önermenin mantıksal şekli onun temsilini sağlar, bu şeklin diğer önermelerle ilgisinin ve benzerliklerinin ortaya konulması ve daha basit parçalarına indirgenerek incelenmesi anlaşılmasını kolaylaştırır. Ne var ki doğru mantıksal şeklin ne olacağı ve nasıl bir dilin kullanılacağı sorunları tartışmaları getirmiş ve yaklaşımın içinde farklı okulların doğmasına neden olmuştur.

Modern analitik empirisizm… matematiği ve güçlü bir mantıksal tekniği içermesiyle Locke, Berkeley ve Hume’dan ayrılır. Bu sayede bazı problemlere felsefe niteliğinde değil bilim niteliğinde cevaplar verebilmeye yetkindir. Sistem kurucuların bütün evrenin bütüncül bir teorisini icat etmek zorunda kalan felsefelerine nazaran sorunlarını birer birer ele alabilme avantajına sahiptir. Bu yüzden yöntemleri bilimin yöntemlerine benzer.

Bertrand Russell, A History of Western Philosophy (Simon & Schuster, 1945), s. 834.

Kısa tarihi

20. yüzyılda mantıkçı pozitivistler diye adlandırılan Frege, Russell, Wittgenstein gibi filozoflar dilbilimsel dönüş adını verdiğimiz bir farkındalık ile aslında felsefi gerçek diye bir şeyin olmadığını, felsefenin görevinin ise düşüncelerin mantıksal açıklığını sağlamak olduğunu söylemişlerdir. Bu fikir felsefeyi ayrı bir bilgi alanı sayan düşünürlere zıtlık oluşturur. Çoğu analitik filozof soruşturmalarını doğa bilimlerinin yöntemlerini mantık ilkeleriyle birleştirerek çözümlemeli şekilde dile getirmeye çalışmıştır. Bu bakışla analitik felsefenin temelini doğa bilimlerinin ve Newton’ın yöntemine öykünen John Locke’un attığı da söylenebilir.

Bazı analitik filozoflar

  • Gottlob Frege, Nick Bostrom, Noam Chomsky, Paul Feyerabend, T. Nagel, Karl Popper, J. Searle
  • Cambridge çevresi: G.E. Moore, B. Russell, L. Wittgenstein.
  • Oxford çevresi: J.L. Austin, A.J. Ayer, G. Ryle, Philippa Foot,
  • Berlin çevresi: C.G. Hempel, Hans Reichenbach
  • Viyana çevresi: R. Carnap, Kurt Gödel, Moritz Schlick
  • Harvard çevresi: T. Kuhn, W.V.O. Quine, J. Rawls, R. Nozick
  • Princeton: Saul Kripke, Richard Rorty

Diğer Disiplinlerle İlgisi

Felsefenin kendi içindeki disiplinleriyle ilgisi açısından analitik felsefe dil felsefesi ile birlikte anılır diyebiliriz. Kıta felsefesi adını verdiğimiz idealizm, fenomenoloji ve varoluşçu vs. filozoflarından farklı bir yaklaşım olarak öze değil yapıya yönelen bir gelenek olduğu da söylenebilir.

Günümüzde İngiltere ve Amerika başta olmak üzere Anglo-Sakson ülkelerin üniversite bölümleri kendilerini analitik felsefeyle meşgul olmakla tanıtırlar. Bu anlayışın birlikte çalıştığı disiplinlerin başında mantıkçı pozitivizm, pozitivizm, realizm, fonksiyonelizm ve yapısalcılık gelir. Felsefenin dallarından ise epistemoloji ve mantık ile doğrudan ilgilidir.

Kaynakça

Yorum Yapın