benzetme gezegeni

Benzetmeler Gezegeni

Bir gün yabancı bir gezegende uyandığınızı düşünün. O gezegene daha önce geldiğinizi hatırlamıyorsunuz. Bambaşka bir dil konuşuluyor. Öğrenmeye çalışıyorsunuz. Nesneleri işaret ederek önce somut isimleri, sonra bunlardan hareketle soyut kavramları kararlaştırıyorsunuz. Ama o da ne? Bu yabancı gezegenin dili “benzetilerek” konuşuluyor. Sadece benzetme yaparak, bir şeyi başka bir şeye benzeterek konuşabiliyorsunuz. Benzetmeden konuşursanız anlaşılmıyor, zaten benzetilmeyene dil denmiyor.

benzetme gezegeni

Sadece benzeterek konuşma imkanı olunca bazı sorunlar ortaya çıkıyor. Hiçbir zaman gerçeği anlatamıyorsunuz. Hatta dildeki mevcut ifadeler de başka benzetmeler olduğundan gerçek diye bir şey imkansız hale geliyor. Ama günlük işler görülsün diye benzete benzete hayatı devam ettiriyorsunuz. Benzetmeden başka bir yol, daha kesin ve gerçek bir dil yapmak isteyebilirsiniz. Ne var ki bu küçük minnoş bir istek olarak kalır. İnşaatta kullanacağınız malzeme benzetme dilidir, temeli olmayan hayallerden oluşur ve gerçekten epey uzak bir oyuna dönüşmeye mahkumdur. Benzetme gezegeninde keşfedemezsiniz, benzetirsiniz. Benzemek zorunda olan bir hayatta yenilik değil yeni benzetmeler keşfedilir.

Dilin benzetmeleriyle(daha havalı şekliyle metafor) gerçeği anlatamazsınız. Yeni bir gerçeklik üretirsiniz. Ancak bu da tek gerçek, kesin doğru değildir. Sadece bir benzetimden ibarettir. Dil benzetmelerle örülüyse süprizlere açık olmak gerekir. Çünkü dil benzetmelerle örülüdür demek insan hayatı benzetmelerle örülüdür demektir. Bu da insan hayatı bir yalan türetiminden ibarettir anlamına gelir. Yalnız, yalan samimi olduğundan(kötü niyet gütmeyip imkansızlığı giderdiğinden) razı oluruz.

benzetme gezegeni

Satürn’ün aslında Roma ekin tanrısı olduğundan haberi yoktur. Ama bizim için fark etmez, çünkü biz de koşulların ürünüyüz.

Benzetme dışında sözcük yoktur. Benzetmeden de konuşamayız. Benzetiyorsak da gerçeği büküyoruz demektir. Gerçek bir süre sonra tanınmaz hale geliyor ve biz keşif yaptığımızı sanıyoruz. Evrensel kanunlar neyin nesi öyleyse? Evrensel bir işleyiş var, ancak bunun ifadesi bize göre benzetilmesinden ibarettir. Mesela bir kedinin bizim kanunlarımızı çok taktığını sanmıyorum.

benzetme gezegeni

Dilin ve insan hayatının amacı da kendine göre bir dünya oluşturmak ve bu illüzyonun içinde keyiflenmektir. Soylu gerçekler ve bilimsel veriler de öyle yansıtılmasa bile bu dalganın ürünüdür ve keşif yapıldığı iddia edilse de keşfin kullanım alanının eğlence olması sorgulanmalıdır. İnsan hayat boşluğunda oyunlar üreten bir acizdir. Bir şey keşfedemez, sadece kendi uydurmalarıyla oyalanır. Evrensel arayışları kendinden başkasına dayanmayan benzetmelerden ibarettir.

Yorum Yapın