Duygu Nedir- Bilgi Açısından Önemi

Duygu tanımı

Duygu çevrenin etkisiyle oluşan zihinsel durumdur. Türkçede düşünce, uyarılma ve sezgi anlamlarında yanlışlıkla kullanılmakta ve kargaşa oluşmaktadır. İngilizce emotion karşılığı olan duygu bunlardan ayrıdır ve çoğunlukla sosyal bir bilgi edinme aracıdır. Klasik Türkçede buna teessür denmiş, teessür de günümüzde “duygulanım” olarak çevrilmiştir. Oxford sözlüğe göre insanın durumundan, modundan ve başkalarıyla ilişkisinden duyduğu güçlü histir. Wikipedia ise düşünceler, davranışlar, hisler sonucu oluşan memnuniyet ve memnuniyetsizlik durumu olarak tanımlamıştır.

Duygu, düşünce, sezgi, duyularla uyarılma terimleri arasında ayrım oluşturabilmek için duyguyu dışarı yansıtılan bir durum olarak tanımlamak durumundayız. Duygu yüz ifadesine yansıyan zihinsel çerçeve olarak tanımlanabilir. Kesin bir şey söylemek güç, çünkü kesin bir tanım hiç olmamıştır. Yalnız diğerleriyle ayrımı belirginleştirmek adına yansıma ve davranma özelliklerini vurgulamalıyız.

duygulara göre vücut sıcaklıkları

İnsan duygularının kurbanı olduğunda kendi efendisi değildir. Baruch Spinoza

Etik-4

Felsefede duygu

Immanuel Kant‘a göre duygu bilişsel olmayan bir histir. Ahlaki bir hayat duyuları aklın emrine vermelidir ve aklın emrine uymayan duygular kontrolü kaybetme şeklinde gerçekleşir. Bu yüzden makbul değildir. J.P.Sartre‘a göre duygu dünyanın dönüştürülmesidir. Tercihlerimize muhalefet etmesiyle bizi şaşırtan dünyanın içimizdeki yansımasıdır. David Hume dış uyaranlara zorunlu tepkilerle davrandığımızı söyleyerek aklın tutkuların kölesi olması zorunluluğundan bahsetmiş ve duyguyu zorunlu bir hareket olarak düşünmüştür. Felsefe tarihinde çok sayıda görüş vardır. Filozoflar gündelik duygu anlayışımızı aksine şey dış dünyanın bizde oluşturduğu ve çoğu zaman istemsiz bir hareket olmasını vurgular. Dış dünyadan memnuniyet ve memnuniyetsizlik durumu olması hasebiyle çoğu filozof için felsefe yapmada yeri olmayan öznel ve yanıltıcı bir itki görünümündedir.

Qui sent, pleure; Qui pense, rit . (duygulanan ağlar, düşünen güler.) Henri Bergson

Comic Relief: A Comprehensive Philosophy of Humor, John Morreall

Kaç çeşit duygu var?

William James 1890’da bedensel hareketlere dayalı dört duygu olduğunu söyler. korku, keder, sevgi ve öfke.

Paul Ekman önce altı temel duygu tanımları: öfke, iğrenme, korku, mutluluk, üzüntü ve sürpriz. Daha sonra listesini genişleterek eğlence, tefekkür, memnuniyet, utanç, heyecan, suçluluk, gurur, başarı, rahatlama, memnuniyet, duyusal zevk ve utanç duygularını verir.

Richard ve Lazarus 1996’da 15 duygu tanımlar: estetik deneyim, öfke, endişe, merhamet, depresyon, kıskançlık, korku, şükran, suçluluk, mutluluk, umut, kıskançlık, sevgi, gurur, rahatlama, üzüntü ve utanç.

Berkeley Üniversitesi’ndeki araştırmacılar sayıyı 34’e çıkarır: İmrenme, hayranlık, estetik takdir, eğlence, öfke, endişe, huşu, gariplik, can sıkıntısı, sakinlik, şaşkınlık, hor görme, kaçınma, tiksinme, iğrenme, çekinme, korku, kaçınan ilgi, neşe, nostalji, rahatlama, romantizm, üzüntü, memnuniyet, cinsel istek ve sürpriz.

Rober Plutchik tüm organizmalarda mevcut olan sekiz adet basit duygu olduğunu, diğerlerinin bu kategorilerin içinde yer aldığını öne sürer. Neşe, güven, korku, sürpriz, üzüntü, iğrenme, öfke ve beklenti.

Duyguların Önemi Nedir?

Duygu dış dünyanın uyandırdığı histir. Bireyin içinden gelen otantik bir his değildir. Dış uyaranlarla oluşuyorsa dışarıya göre değişir, dışarının kontrolündedir. Bu nedenle duygu kontrolü kaybetmektir. Zaten bilgi edinme açısından baktığımızda duygu bizi ele verir. Dışarının davranışına verdiğimiz akılsız(muhakeme olmayan) cevaplardan ibarettir.

Duygu kaçar. Kontrollü duygu ise tanımından hariçtir, o düşüncenin ürünüdür. Duyguya dış uyaranların oluşturduğu zihinsel çerçeve adını vermiştik. Yüz ifadeleriyle yansıtıldığını ve davranışlarla alınıp verilen bir bilgi olduğunu söylemiştik. Tüm duygular dışarı yansımayabilir. Kaldı ki yansıyanların yorumu da yanlış yapılabilir. Bu yüzden duygular en güvenilmez bilgi kaynaklarından biridir. Zaten istemsiz olması sadece yorumlanmasından değil üretilmesinden de kaçınmak gerektiğine işarettir.

Duygu iç dünyayı ele vermektir, sadece güvendiğiniz kişilere verilmelidir. İç dünyasını alacağımız kişiler de sadece güvenilir olmalı, çünkü yaratımı ve yorumlanması çarpıtılabilir. Dışarıdan kaynaklanan ve dışarı istemsizce taşan bir bilgi olarak dikkatle kullanılmalıdır.

Duygu bilgi kuramında ve gerçek bilgi arayışında dış koşullara göre şekillenen ve göreli bir bilgi kaynağı olması nedeniyle makbul değildir. Ancak topluluklara seslenen kişilerde, sanatçılarda, insanların beğenisine hitap eden işlerde faydası yadsınmayacak bir bilgi kaynağıdır. Tüm bu nedenlerle duygu tasarrufu yapmanın iç dünyamızı ele vermede önemli olduğunu ve duygunun insanları yönlendirmede büyük bir gedik olduğunu söyleyebiliriz.

Lie to Me dizisinden “mikro ifadeler” ile ilgili bir kesiti izlemenizi öneriyorum.(Youtube)

Yorum Yapın