jl austin

John Langshaw Austin Kimdir?

John Langshaw Austin (1911 – 1960) Britanyalı analitik filozoftur. Gündelik dilin felsefesini yapmaya çalışmış; bilgi, algı, eylem, özgürlük, gerçeklik, dil ve konuşma eyleminde dil kullanımı konularına odaklanmıştır.

Cümleler öyle doğru ya da yanlış değildir.

Sense and Sensibilia (1962), s. 111

Hayatı

Lancaster-İngiltere’de bir mimarın oğlu olarak doğdu. 1933’de Oxford’daki Balliol College’dan klasikler ve felsefe diplomasıyla mezun oldu. 1935’te Magdalen College’da öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Başta Aristo, Kant, Leibniz, Platon(özellikle bilgi konulu Theaetetus diyaloğu) üzerine çalıştı. 1940’ların sonunda Oxford Üniversitesi’nde ahlak felsefesi profesörü oldu. 50’lerde Amerika’ya ziyaretlerde bulundu. Noam Chomsky ile arkadaş oldu. 48 yaşında akciğer kanserinden vefat etti.

Belirsizliğe “sığınan” insanlardan söz ediyoruz – ne kadar kesin olursanız, genel olarak yanlış olma olasılığınız o kadar artar, oysa yeterince belirsiz yaparsanız yanlış olmama ihtimaliniz yüksektir.

Sense and Sensibilia (1962), s. 125

Austin yayınlarından çok yaptığı dersler ve tartışmalar ile tanınan bir filozoftur. En önemli yayınları Amerika’daki derslerinin transkripsiyonu olan How to do Things with Words [(1962)Söylemek ve Yapmak- Harvard Üniversitesi 1955 William James Dersleri, Metis] ve Sense and Sensibilia (1964) olarak bilinir.

Pek çok şeyi ifade etmek neden bir kelimenin tüm işlevi olmasın?

Philosophical Papers (1979) , s. 38.

Felsefesi

1950’lerde Austin tarafından ortaya atılan söz edimleri(sepeech acts) kuramı dilin eylemlere işaret ettiğini söyler. Austin’e göre dili bir şeyler yapmak için kullanırız. İfadeler soyut iddialar değil bir şey yapmak için söylenir. Dil felsefesinin yargı bildiren önermeleri dilin ve anlamın temeli saymasına karşı bir meydan okuma olan bu fikir doğru veya yanlış olabilen yargılardan oluşan dil tasavvurun yerine birçok eylemi içinde barındıran eylem dili anlamında gündelik dile odaklanır. Buna göre söylemek eylemektir, söz bir edime(eyleme) işaret ettiği için anlamlıdır.(Doğru veya yanlış olduğu için değil.)

Tam olarak söylemek gerekirse, tek başına bir anlamı olan şeyin bir cümle olduğu söylenebilir.

Philosophical Papers (1979) , s. 56.

Austin’in temsilcisi olduğu gündelik dilin felsefesi(ordinary language philosophy) günlük-sıradan dilin iyi bir incelemesini yaparak ince dilbilimsel farkların keşfini ve önemli felsefi sorunların da çözümünü amaçlar.

“Bir kelimenin anlamı nedir?” diye saçma sapan bir soruyla karşılaşırız ve -belki de belli- belirsizce onun saçmasaçmalığını görüp- buna rağmen vazgeçmeye meyilli değilizdir.

Philosophical Papers (1979) , s. 58.

Austin’in söz edimleri kuramından başka bir de dilbilimsel fenomenoloji dediği kendine has metodu[gündelik dilde ortaya çıkan dil fenomeninin(görüngüsünün) incelenmesi yöntemi] ve deskriptif safsata dediği her beyanın kendi tasvir ettiği anlamlarla anlaşılması durumuna işaret etmiştir.

İfadeleri tartışırken “gerçeğe” takıntılı oluruz, tıpkı davranışları tartışırken “özgürlüğe” takıntılı hale gelmemiz gibi … Özgürlük gibi, hakikat de asgari ya da aldatıcı bir idealdir.

Philosophical Papers (1979) , s. 130.

John Searle’e göre onun çağdaşları tarafından sevilen ve nefret edilen biri olduğunu, çünkü -Sokrates gibi- felsefi ortodoksluğu(tutuculuğu) yok edip yerine eşit düzeyde bir ortodoksluk getirmemiştir.

Dilimiz ne kadar iyi donanımlı olsa da, ortaya çıkabilecek ve açıklama için çağrılabilecek tüm olası durumlar önlenemez: gerçek, söyleyişten daha zengindir.

Philosophical Papers (1979) , s. 195.

Kaynakça

Yorum Yapın