Entelektüel neden orta sınıfın ürünüdür?

Tarihte düşünürlerin ve entelektüel mirasın arttığı çevreler orta sınıf ile pozitif bağıntı halindedir. İmparatorluklarda filozoflar nadiren görülür, demokrasilerde daha fazladır. Düşünme davranışıyla analoji kurarsak insanın düşünmeye ayıracağı zaman ve düşünme ortamının mümkün olmasıyla alakalı olduğunu söyleyebiliriz.

  1. Toplumsal sınıflar

İyi bir düşünme gibi iyi bir düşünür için de yaşam kavgası gibi kaygılar az olmalıdır. Antik Yunancada okul kelimesinin kökeni olan schole, “boş zaman” anlamına gelir. Entelektüelin boş zamana sahip olduktan sonra gidip bunu öğrenmek için harcamasına işaret eder. Hayati asgari müşterekler sağlanmalıdır, ancak bu yeter şart değildir. Kültürün istişareye açık olması ve siyasetten azade mahfiller bulunması gibi başka şartlar da gerekir. Yunanlılar zengin oldukları için felsefe yapmamışlardır, çok daha zengin olan toplumlardan farklı özellikleri de vardır. Bunlardan başlıcası orta gelir düzeyinde ve karar verici rolünde daha çok insan olmasıdır. Bu da bireyleşmeyi getirir. Bakınız: Felsefe neden Yunanistan’da başladı?

2. Tabana yayılma

Klasik imparatorluklarda bilgi sınırlı elit bir zümrenin elindedir. Antik Yunanistan ve günümüz ulus devletlerinde ise böyle bir sınırlama yoktur. Üstelik günümüzde internet sayesinde bilgi herkese kolayca yayılıyor. Günümüzde düşünürler fazla mı peki? Hayır, daha önce dediğimiz gibi düşünmenin başka gerek koşulları da var. Hiçbir koşul yeterli değildir, ancak gerekli koşullardan biri bilgi ile temas etmektir. Bozkırın içlerindeki insanlardansa Multi etnik denizlerde ticaretle uğraşmak zorunda kalan ve teknik bilgi üretmek zorunda olan Yunanlı demokratlarda bilgi daha çok tabana yayılmıştır.

3. Para getirmeyen işler

Klasik imparatorluklarda para getirmeyen işler teşvik edilmez. Sarayın çevresiyle sınırlı olan teşvikler ise sorgulamakla uğraşan düşünüre izin vermez. Sınıflı toplumda insanlar gelirine göre değerlendirildiği için düşünceler kıymet görmez. Örneğin bilim ve sanat emekleme aşamasında sübvanse edilmelidir. Tamamen pratik getiri ve kazanç odaklı olan toplumlar entelektüel gelenek çıkaramaz. Insanların işe yaramaz olmasına izin vermek gerekir. Tabi önceki gerek şartlar olduktan sonra, örneğin iyi bir eğitim verdikten sonra.

4. Yönetim biçimi

İktidar tek elde ya da belli bir grubun elinde ise başkasının görüşü önemli değildir. Orta sınıfın büyük olduğu toplumlarda siyasi denge sağlanmıştır. Demokrat devlet işleriyle ilgilenmek zorundadır ve elinde güç olduğu için boyun eğmeden düşünebilir ve yanlış yaparsa telafisi vardır.

5. Siyasi söylem

Sınıflı toplumda sadakat ve biat geliştirilirken orta sınıfın büyük olduğu veya sınıfsız toplumlarda müzakere ve sorgulama geliştirilir. Devletlerin ders kitapları bunun en büyük göstergesidir. İsviçre ile Kuzey Kore kitaplarını karşılaştırırsak hangisinde düşünür çıkacağını kolaylıkla anlarız.

Sonuç

Hemen ekleyelim, orta sınıf demokrasidir ve demokrasi de orta sınıftır. Bu ikisinden biri yoksa diğeri de olmaz. ABD mesela, demokrasi değildir, demokrasi etiketini kullanan bir sömürgeci imparatorlutur. Entelektüel yok mu? Var, ancak orta sınıf çevrelerindendir.

Kant, Descartes, Aristoteles imparatorluklarda yaşadılar, demokratik olmayan kisilere destek verdiler ve demokrasiden de hoşlanmadılar. Platon ve Sokrates demokrasiyi yıkmaya bile çalıştı. Ama unutmayalım, hepsi kendilerini birey olmaya ve istişare edip doğruyu birlikte bulmaya teşvik eden demokratik çevrelerin ürünüydüler.

Leave a Reply