Felsefi Bir Gün 6- Bilime karşı felsefe-din

Y: Derdimiz bu mu? Derdimiz entel takılmak mı?

M: Yanlış tasvir ediyorsun. Tasvir düzgün olmazsa analiz mümkün olmaz. Boşuna uğraşmış oluruz. Durum tespitini tarafsız yapmalısın. Uzanamadığın ciğere murdar diyerek analize adım atamazsın.

Y: Neyine uzanacağım, entel hezeyanı terimler.

D: Entel hezeyanı değil de mübalağa diyelim. Bu kadara gerek yok dostum.

M: Neyin gerekli olduğunu nereden bileceğiz?

Y: Neyin gerekli olduğunu söylemeden nasıl yaşayacağız?

M: Haklısın, bir istikamet doğrultusunda gitme ihtiyacımız var. Ancak bazen, hiç olmazsa ara sıra bir şey bilmediğimizi itiraf etmek de gerekli değil mi?

Y: Bu mu itiraf? Terimler mi?

M: Bir itiraf çabası. Alternatifi yok?

Y: Dinin yapamadığı bir şey yok burada.

M: Hangi din? Herkesin din anlayışı farklı.

Y: Herkesin felsefe anlayışı da farklı. Birbirini yok eden yüzlerce akımdan hangisini seçelim?

D: Kavga etmeyin, bilime gelin. İkiniz de kendi sahanızda kabul görmezsiniz, bilim herkese açıktır.

Y: Bilim dediğin bilginin sermaye halidir. Para olmadan yapılmayan bir uğraş, fazla güvenme bence.

D: Ben yapanlara değil, ortaya çıkan ürüne bakıyorum. Bir sanat eserini sanatçısı yüzünden reddetmeyiz. Güzelse beğeniriz. Bilimsel bir bilgiyi de doğruysa reddetmeyiz.

Y: Doğru her yerde doğru değildir. Bilgiyi kimin kullandığı daha önemlidir. Bilgi kendi başına bir şey ifade etmez.

M: Böylesi bir güven insanı yozlaştırır, kaldı ki insanın elindeki bilimi…

D: Bilim diye bir ayrım bu yüzden var, güvenle yozlaşan diğer kurumlara alternatif diye çıkmış. Hiç merak etmeyin, sizin gibi spekülatörler oldukça bilim ibret alacaktır.

M: En azından bir karşı ağırlık olarak spekülasyonun önemini anladığını varsayıyorum.

D: Önemi değil kaçınılmazlığı diyelim.

Y: Yahu seninki de din olmuş haberin yok.

D: Ne alakası var, ben görmediğim bir doğa üstü güce rüşvet vermeye çalışmıyorum.

Y: Biz rüşvet mi veriyoruz?

D: Siz tam olarak eleştirdiğiniz pagan dinlerine benziyorsunuz. Ritüeller, adaklar ve sonunda çok tanrılı figürler.

Y: Bu biraz ağır oldu. Paganlıkla semavi dinleri bir tutamazsın.

D: Her din bu yoldan geçti, tükenerek bitti. Tarihte ilk olmayacaksınız.

M: Determinist bir söylem, ama bu toptancı anlayışla sadece kendi düşüncelerini indirgersin. Gerçeklik daha belirsiz ve karmaşıktır.

D: Yalan mı? Felsefenin ne farkı var? Bol keseden atabildiğiniz zamanlarda kimse karşı çıkamıyordu, ama şimdi bilmek varken inanmaya gerek yok.

M: Bari ikisini bir tutmasaydın.

D: İki tarafın ortak özelliği bilmenin zorluğundansa inanmaya ve keimelerin belirsizliğine sığınmaktır.

M: Söyler misin, seni yaşatan nedir? neden yaşıyorsun?

D: Böyle şeyler bilimin kapsamı dışındadır. Sana bir cevap veririm, ama bilimden değil.

M: Sen demedin mi bilimin zamanı diye.

D: Bilimin kapsamı bilgidir, yani evrenin tarihi ve düzeni. Gelecekten haber vermek sizin gibi spekülatif büyücülüklerin işidir.

Y: Adamın sorusuna cevap ver. Yaşama devam etme motivasyonun ne?

Leave a Reply