…
Y: Derdimiz bu mu? Derdimiz entel takılmak mı?
M: Yanlış tasvir ediyorsun. Tasvir düzgün olmazsa analiz mümkün olmaz. Boşuna uğraşmış oluruz. Durum tespitini tarafsız yapmalısın. Uzanamadığın ciğere murdar diyerek analize adım atamazsın.
Y: Neyine uzanacağım, entel hezeyanı terimler.
D: Entel hezeyanı değil de mübalağa diyelim. Bu kadara gerek yok dostum.
M: Neyin gerekli olduğunu nereden bileceğiz?
Y: Neyin gerekli olduğunu söylemeden nasıl yaşayacağız?
M: Haklısın, bir istikamet doğrultusunda gitme ihtiyacımız var. Ancak bazen, hiç olmazsa ara sıra bir şey bilmediğimizi itiraf etmek de gerekli değil mi?
Y: Bu mu itiraf? Terimler mi?
M: Bir itiraf çabası. Alternatifi yok?
Y: Dinin yapamadığı bir şey yok burada.
M: Hangi din? Herkesin din anlayışı farklı.
Y: Herkesin felsefe anlayışı da farklı. Birbirini yok eden yüzlerce akımdan hangisini seçelim?
D: Kavga etmeyin, bilime gelin. İkiniz de kendi sahanızda kabul görmezsiniz, bilim herkese açıktır.
Y: Bilim dediğin bilginin sermaye halidir. Para olmadan yapılmayan bir uğraş, fazla güvenme bence.
D: Ben yapanlara değil, ortaya çıkan ürüne bakıyorum. Bir sanat eserini sanatçısı yüzünden reddetmeyiz. Güzelse beğeniriz. Bilimsel bir bilgiyi de doğruysa reddetmeyiz.
Y: Doğru her yerde doğru değildir. Bilgiyi kimin kullandığı daha önemlidir. Bilgi kendi başına bir şey ifade etmez.
M: Böylesi bir güven insanı yozlaştırır, kaldı ki insanın elindeki bilimi…
D: Bilim diye bir ayrım bu yüzden var, güvenle yozlaşan diğer kurumlara alternatif diye çıkmış. Hiç merak etmeyin, sizin gibi spekülatörler oldukça bilim ibret alacaktır.
M: En azından bir karşı ağırlık olarak spekülasyonun önemini anladığını varsayıyorum.
D: Önemi değil kaçınılmazlığı diyelim.
Y: Yahu seninki de din olmuş haberin yok.
D: Ne alakası var, ben görmediğim bir doğa üstü güce rüşvet vermeye çalışmıyorum.
Y: Biz rüşvet mi veriyoruz?
D: Siz tam olarak eleştirdiğiniz pagan dinlerine benziyorsunuz. Ritüeller, adaklar ve sonunda çok tanrılı figürler.
Y: Bu biraz ağır oldu. Paganlıkla semavi dinleri bir tutamazsın.
D: Her din bu yoldan geçti, tükenerek bitti. Tarihte ilk olmayacaksınız.
M: Determinist bir söylem, ama bu toptancı anlayışla sadece kendi düşüncelerini indirgersin. Gerçeklik daha belirsiz ve karmaşıktır.
D: Yalan mı? Felsefenin ne farkı var? Bol keseden atabildiğiniz zamanlarda kimse karşı çıkamıyordu, ama şimdi bilmek varken inanmaya gerek yok.
M: Bari ikisini bir tutmasaydın.
D: İki tarafın ortak özelliği bilmenin zorluğundansa inanmaya ve keimelerin belirsizliğine sığınmaktır.
M: Söyler misin, seni yaşatan nedir? neden yaşıyorsun?
D: Böyle şeyler bilimin kapsamı dışındadır. Sana bir cevap veririm, ama bilimden değil.
M: Sen demedin mi bilimin zamanı diye.
D: Bilimin kapsamı bilgidir, yani evrenin tarihi ve düzeni. Gelecekten haber vermek sizin gibi spekülatif büyücülüklerin işidir.
Y: Adamın sorusuna cevap ver. Yaşama devam etme motivasyonun ne?
…