Bizi Kim Öldürüyor?

bizi kim öldürüyorBizi kim öldürüyor? Bombalar patlıyor ve bizler ölmüş oluyoruz. Öldükten sonra ne diyoruz ya da öldükten sonra ne isteyebiliriz? Toplumsal canlılar olan bizler her şekilde ve her yerde bir şeyler söyleriz. Biz birbirimize bağlı olduğumuz için insanız. Birbirimiz için bir şeyler ifade ederiz. Ölünce de konuşuruz, insanlık namına. Hele ki hiçbir değerimiz yokmuş gibi silinmişsek, bir bombayla rastgele katledilmişsek, ölü bedenlerimiz bunu bizden talep eder.

Katil kim? Ölüye vefa borcu olarak bunu tespit etmeli ve insanlığa yanıt vermeliyiz. Faili meçhul saldırılarda herkes bir tahminde bulunuyor. Katilin tam da istediği gibi oluyor. Her kafadan bir ses çıkıyor ve herkes birbirini suçluyor. Sonuç olarak asıl suçlular daha da mutlu oluyor. İnsanlar birbirine düşer ve birbirlerini öldürürlerse bunları yenmek daha kolaydır. İşte günümüz toplumunun genel bir görünümü.

bizi kim öldürüyorHerkesin zararından kim yararlanır? Daha doğrusu herkesin zarar görmesinden kim yarar sağladığını sanır? Tabi ki toplumu yok eden, insanlığı tüketenler; yani tüketim kültürü bu zararın mimarıdır. Dünyayı tüketmek üzerine kurulu olan düzen, Ortadoğu’dan başlayarak insanlığı da tüketmiş durumdadır. Herkes bu düzenin dolaylı bir parçasıdır, ancak merkeze yakın olanlar daha etkilidir. Önce biz öldüğümüze göre merkez biz değiliz. Para denen politik savaş aracının sahipleri oyunun kurallarını koyuyor. Biz de tüketim malzemesi gibi harcanmayı bekliyoruz.

Ortadoğululaştıramadıklarımızdan mısınız? O halde sıradasınız. Buradaki insanlık bitince sıra size de gelecek. Her yer bir gün Ortadoğu olacak. Bencilliğin milliyeti, dini, kültürü olmadığını göreceğiz. Bencillik dinleri de milliyetleri de kullanır ve mümkünse tüm bunları birbiriyle çarpıştırır. Eskiden cephe savaşları vardı. Karşıdakinin düşman olduğunu bilir ve savaşıp sonuç elde ederdik. Şimdi herkesin düşmanı olan bir düzen içerisindeyiz. Karşımızda savaşacak bir düşman yok. İçinde yaşadığımız düzen ve belki onu yönlendirenler bizi yok etmekte.

Küresel ekonomi küresel felakete dönüştü. Tüketim malzemesi için sıra hayatlara geldi. Birileri ölmeli ki başkaları yaşasın. Bu birileri gittikçe çoğalacak ve son insana dek tüketim sürecek. Son insan da tükendiğinde belki dünya rahat bir nefes alacak ve dünya ancak o zaman kurtulmuş olacak. Gelişmiş adı altındaki devletler dünyayı tüketenlerse ve tüketim için geri bıraktıkları toplumları yiyorlarsa insanlıktan umudumuzu kesebiliriz. Tüm bu yazılanlar ve felsefe de ancak bir işe yarayabilir. Katilimizin kim olduğunu bilmek. Bilmeden yok olmamak için felsefe yapın.

Paylaştıkça artar...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedInShare on Google+Share on TumblrPrint this page

Yorum Yapın