Mülteciye imkan ver, o iyi gelecek, gelecek imkânımız; ona fırsat ver, o gelecekteki kimsesizliğimiz. Mülteci yarasından akacaktır Rabbin ışığı. Biraz utandır insanlığı, biraz çıkar delinin attığı taşı; karanlığın içinde beklerken kaçınılmaz şafağı, taşıyamaz mı bu toprak mazlumun sevabını? Taşımadı mı tarihi, medeniyeti, zamanı? Bir mum ne kaybeder başkasına fırsat vermekle? Kimse topraktan yetişmedi, herkes başka bir yerdendi; şimdiyse dışlıyor insan-ı mülteci, şimdi yabancı oldu kendisi. Mevla “gel” demişti, kâinatın sahibi. Çok ağır geldi demokrasi bombaları; yükselt kelimelerini, bombalardan üsttesin, küçük davranma sen evrensin.
Kimse kalmadı, kimse almadı insanlığı; sana sesleniyor, dinle kendi acılarını. İçinde bulamıyorsan bulamazsın gayrı; yok olmuşuz zaten, ölçüyse insanın adı. Anlatamaz esası sevgi dilinden başkası; seninle her şey arasında bir köprü kur, adı sevgi olsun ya da o zaten buradır. Mevlana da burada yaşadı; o da mülteci, o da yabancıydı. Ona ev verdin, seni sadece yüceltti; yine bir el ver, yine kurtar insanlığı. O zaman bizimdir; o güzel, o iyi ve kimsesiz gelecek.
Seviyorsan bir insanı bile, tutunacaksın; dünya seni iki tarafından atsa da en azından uzanacaksın. Uzanacak ne var, nereye tutunsun mülteci eller; uçurumun bir tarafı ateş, diğeri kor, sen de kül olmuşsun. Hayat artık acı umut, garip özgürlük, ölüme akın; yârsız diyardan zaten sakın. Murat yok, yok edilmiş aşkın ve yaşama imkânın; uçurumun kenarında hiçliğe gönüllü olacaksın. İlk defa büyük olasılığı seçmek hakkın; neyse ki yar gönülden yakın, daima senin olabilen biricik kapın. Olmakla ölmek tezadı insanlığın; vazgeçersen biter aydınlığın. Umutların kılavuz, hayallerin ömür; yâr ise memleket, yâr sonsuz ülkedir.
Seviyorsan tutunacaksın; yâri sevmekse muradın, yara uzanmak son çaren. Yardan vazgeçmek de ne; o senin son şansın. Sade bir insan değil, insanoğlusun; sevdiğin de bir memleket, son sığınağın. Nereye tutunacaksın, nereye tutunacak mülteci adın? Buradan başlayacak, başlayacaksa kıyamet-i insanın. En azından uzanırken ölmelisin; belki ibret olur uzanmaya çalışan ellerin, belki utanır insanlıktan evren. Zaten senden benden geçmiştir de yar asıl mesele; onun için güzeldir ölmek bile, yâr için, yârda ölmek, sevdadan gitmek işte.