Memleket Meseleleri

memleket meseleleriKıyı boylarında gençlik naraları atmak da vardı, ama nasip olmadı. Bize memleket meseleleri düştü. Acılarımızdan paragraf yapmak zorunda kaldık. Arkadaş ve muhabbet ortamımız olmasını isterdik, ama olmadı. Yazmak bizi yalnız bıraktı. Biz sorunları kendine dert edinen insanlarız. Sabah akşam bir anlayışa ulaşmak için yazar çizeriz. Küçük aşkların değil, küçük denemelerin ve makalelerin peşindeyiz. Tek duamız anlamak, çalışmak ise ibadetimiz. Belki de rahatsız olduğumuz söylenebilir. Tüketmeyi erdem sayan bir sistemde aslında günah işlemekteyiz.

Kötü bir sistemde “kötü” iyidir. Böyle bir sistemden şikayetçi kalmak yersizdir. Sistemi değiştirmiyorsanız o sisteme layıksınızdır. Bu satırların yazarı naçizane şahıs da bunu fark etmiş ve şikayet etmenin yüzsüzlük olduğunu anlamıştır. Bu yüzden yazmaya başlamıştır. Düzenin mimarı insandır, insanın bir köşesi olan “ben” bu düzeni değiştirmelidir. Harekete geçmiyorsa düzenin destekçisidir. Ülkemizde en çok yapılan şey şikayet edip çözüm üretmemektir. Her masada memleket meseleleri açılır, ama çözüme dair bir ürün ortaya konmaz. Ülkemizde tartışmalar küfürden bir güldesteyle sonuçlanmaktadır. Bu da sövdüğümüz düzeni değiştirmekten alıkoyar.

Sorunlara çözüm üretmeyenler üretenleri de engellemektedir. Çözümü olmayanlar kalabalık yapar ve onca sözün arasından çözüm sunanlar ayırt edilemez. Söz çok edilince kıymeti kalmaz. Sorsanız herkes memleket meseleleri hakkında hatiptir. Herkesin söyleyeceği bir şey vardır. Çözüm sunan ise tam aksine çok azdır. Bir tartışma şikayet edilen şeyi değiştirmeye yönelik harekete geçmiyorsa zararlı sayılabilir. Hiçbir iş insandan bağımsız değildir. Hele ki konu memleket meseleleri ise vatandaş bunu değiştirecek tek kuvvettir. Başkasına sövmek değişim getirmeyecektir. “Bize yanlış yapıldı” türünde söylemler de yalnızca vakit kaybıdır. Düzen var ise bizim düzenimizdir, onu sahiplenip değiştirmek de bizim işimizdir.

Ülkemizde sistemden şikayetçi olup ona düşman olanlar var. Yıkmak her zaman en iyi seçenek değildir. Düşmanlıkla harekete geçen önce kendisine kötülük eder. Adalet diye yola çıkıp işi terörizme vardıranlar herkesin malumudur. Memleketin meselelerine, insanlığın sorunlarına talip olan kişiler bunu düzenin mimarı olanlar için dahi yapmalıdır. İyilerin dostu olan, kötülerin de dostu olmalıdır. Çünkü kötüler için de en iyi seçenek olduğunu anlatmalıdır. Eğer bir başkasına düşmanlık olsun diye yola çıkıyorsanız yolda iyi amaçlarınızı kaybeder ve serseri kurşun haline gelirsiniz. Memleket meselelerini ve düzeni hesaba katan girişimler düşmanlıkla yola çıkmamalıdır. En önemlisi de daha önce söylediğimiz gibi; küfürle sonuçlanan tartışmaların değil, yeni bir çözüm getirmenin ürünü olmalıdır.

Bin bir diyar gezdim, üç adımlık odada kayboldum.

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın