Uygarlık ve Edebiyat

Paylaştıkça artar:

uygarlık ve edebiyatBüyük bir uygarlığımız var. İnsanlar kocaman şehirlerde yaşıyor. Aynı zamanda büyük bir edebiyatımız da var. Binlerce yıldır yüz binlerce edebi eser yazıldı. Uygarlık büyüdükçe yazdıklarımız da çoğaldı. Yazdıklarımız çoğaldıkça uygarlık büyüdü.

Başta yazmayı bile bilmiyorken, şimdi her gün okuyan bireyler haline geldik. Yazdık, okuduk ve geliştik. İnsan kültürüne katkı yapmak için yazıya başvurduk. Bir araya gelerek çok büyük eserler verebileceğimizi anladık ve toplumu geliştirdik.

Toplum halinde yaşayan canlılar olarak birbirimizi düşündük ve sonraki kuşaklara eserler bıraktık. Her birimiz insan kültürünün farklı bir tarafını geliştirdik.  İnsan olmayı eser vermekle özdeşleştirdik. Fikirlerimizi, eserlerimizi biriktirdik ve sonraki kuşakların daha da geliştirmesini umduk. Herkes bu birikime katkı yaparak insan uygarlığını meydana getirdi ve zamana yayıldık. Ölümsüzlüğün sırrını bulduk. Eserlerimizle geleceğe ulaştık. Yok olmayı değil, var ederek var olmayı seçtik. Eserlerimizle yaşadık.

Birikimi yazarak sağladık. Yazmasaydık insan hafızasının yettiği kadar, birkaç günlük bilgiyle idare edecektik. Yazı ile zamanı aştık ve milyonlarca kişinin bilgisini her birimizin erişebileceği kitaplara döktük.Sonraki kuşaklar bu birikimi daha da büyüterek çok büyük değişikliklere yol açtılar. İlk başta hayal bile edemeyeceğimiz kadar eser verdik. Amaçlarımızın da ötesine geçtik.

Karnımızı doyurmanın peşindeyken uzaya bile çıktık. Bunu uygarlık sayesinde başardık. Biriktirdiğimiz eserlere uygarlık, yani medeniyet dedik.Yazmanın önemini anladık ve yazdık. Hala da yazıyoruz. Tüm bu bilgiler, görüntüler, olanaklar eser verenlerce sağlandı. Gelişimi eser vererek, hayatımızı topluma miras bırakarak oluşturduk. Kendimizi kitaplarda yaşattık. Hayatımızı kitap okuyarak kolaylaştırdık. Güzel olan ne varsa daha öncekilerden öğrendik. Başkaları bize anlattığı için bildik ve iyi hayatlar yaşadık. Anlatılan her şeye edebiyat dedik.

Düşüncelerin dil aracılığıyla yazılmasına edebiyat diyoruz. İnsanlık olarak düşüncelerimizi yazıyor ve uygarlığa katkı yapıyoruz. Diğer insanların yazdığı bilgilerle iyi hayatlar sürüyor ve diğer insanlar iyi yaşasın diye yazıyoruz. Okulda okuma ve yazma öğreniyor, insanlığa eser bırakma yeteneğini ediniyoruz. Edebiyat eserleriyle burada tanışıyor ve binlerce yıllık insan kültürünü kendimize kazandırıyoruz. Edebiyat bilimi ile daha iyi anlıyor, edebiyat dersi ile de daha iyi öğrenebiliyoruz. Tüm bilgiler yazıya döküldüğü ve dil ile anlatıldığı için edebiyata her yerde ihtiyaç duyuyoruz.

Binlerce yıldır yazarak uygarlığı oluşturuyoruz. Taşta başlayan yazı serüvenimizi kağıtta sürdürüyoruz. Orhun Abideleri ile bunu kendi kültürümüzde biliyoruz. Göktürk Devleti göçebe olsa da eser vermek istemiştir. Şimdi Orhun Abideleri Türk edebiyatı, Göktürkler de Türkiye Cumhuriyeti olarak yaşamaktadır.

Animasyon Halinde İzleyin

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın