Akıl Nedir? Bilgi ve Akıl İlişkisi

Akıl anlama ve kavrama gücü olarak tanımlanmıştır. Bilinçli bir şekilde anlam oluşturma, gerçekleri kurma ve doğrulayabilme, seçenekleri muhakeme edebilme, mevcut ya da yeni bilgileri mantık bağları çerçevesinde yargılayabilme yetileri olarak da farklı tanımları mevcuttur.

Aklın ne olduğuna dair çeşitli tanımlar mevcuttur. İnsan ile hayvanı ayıran bir yetkinlik olduğu söylenegelmiştir. Sebep ve gidişata yönelik açıklama üretebilme yeteneği olarak tanımlarsak hayvanlardaki anlama yetisinden ayırabiliriz. Anlamak insanın ayırt edici özelliği iken insan içinde de filozofların ayırt edici bir eylemidir. Anlamak soru sorma ve dil ustalığı ile doğrudan ilişkilidir. Anlamak için gerekli kelimeleri bilmek ve bunları sorgulamak gereklidir.

Akıl uykudaysa canavarlar üretilir- F.Goya

İnsana dair her şeyde olduğu gibi akılda da kesin bir uzlaşma yoktur. Benzersiz bir şey mi yoksa doğadaki bir şeyin düzeyi midir pek anlaşılamamıştır. Bilgi çalışmalarında aklı kullanmak tabiriyle mantık ilişkisi kurmak kast edilir. Dış dünyadan duyularla alınan verilerin ve hafızadaki resimlerin bilgiye dönüştürülmesi akıl ile mümkündür. Gerekçelendirilmiş bilgi ise aklın üst düzey kullanımı olan mantık ile sağlanır.

Akıl ve mantık

Mantık Arapça نطق (naṭaḳa[söylevledi]); İngilizcesi olan logic ise Eski Yunanca “λόγος” (logos[söz]) köklerinden gelirler. Mantık dile dayanır, dilin doğru kullanımıyla ilgilidir. Akıl da düşüncenin(kendinle konuşmanın) doğru kullanımı olduğuna göre yakın anlamda oldukları söylenebilir. Zaten günlük dildeki bu ikisinin birlikte anılmasından akıl-mantık-dil bağlantısını görebiliriz.

Mantık aklı kullanmada dışarıdan edinilebilecek en etkili araçtır. Konuşmanın olduğu kadar ikna etmenin de anahtarıdır. Mantıkta bağlaçlara bakarak bu durumu anlayalım. Ve-veya(and-or) bağlaçları inandırmak için kullanılır, nedenlere dair bir şey sunmazlar. Vaizler, siyasetçiler, kandırma işiyle uğraşanlar bunlara bağımlıdır. İse(if) bağlacı ile tutarlı kıyaslar oluşturabilir. Yalnız öncülleri doğru kurulmadığında geçerli olmayabilir. Geçerlilik mantıktaki ancak ve ancak(if only) bağlacı ile sağlanır. İse bağlacıyla istediğiniz öncülden istediğiniz sonucu çıkarırken ancak ve ancak ile geçerli kıyaslar kurulur. Bunu bilimde kullanır ve kesin yargılara varmaya çalışırız.

Penguenler siyah-beyazdır. Eski TV. programları da öyle. Öyleyse penguenler eski TV. programlarıdır.

Akıl ve Nedensellik

Aristoteles’e göre “bilmek nedenleri bilmektir.” Gerçekten de diğer türlü bilmeler sadece tekrar oluyor, sebebini bilmeden söylediğimiz şey bizim için gerçek olamıyor. Biliyorum demek için nedenini bilmek, bunun için de aklı kullanmak gerekiyor. Locke’a göre hayvanlar da bazı nedenselliklere sahiptir, ancak insan neden ve sonuçtan başka üçüncü bir aşamaya, kıyas yapmaya sahiptir.

Kıyas(syllogism) iki veya daha fazla öncülden faydalanarak sonuca varmak, genelden özele tümevarmaktır(Dedüksiyon). Örnek: Tüm insanlar ölümlüdür, Sokrates insandır, öyleyse “Sokrates ölümlüdür”. Bir de indüksiyon(tümdengelim) vardır. Özelden genele varmaktır. Güneş şimdiye kadar sabahları doğdu, “güneş her sabah doğar”. Karl Popper tüm etkenleri bilmeden tümevarmanın- yani gündelik hayatta tümevarmanın- imkanını sorgulamıştır. Örnek olarak da kuğuların beyaz olmasını vermiştir. Uzun bir süre kuğuların beyaz olduğuna ve “kuğular beyazdır” tümevarımına güvenen insanlar siyah kuğu keşfedildiğinde yanıldıklarını anlamışlardır.

Akıl ve Muhakeme

Muhakeme, uslamlama ve bazen de karşılaştırma dediğimiz aklı kullanma etkinliği kıyas yapmak olarak da özetlenebilir. Yalnız kıyaslar yanlış öncüllerden yola çıkarsa yanlış sonuçlara varabilir. Bu yüzde kıyas da kendi içinde karşılaştırmalı düşünülmeli, mümkünse tümevarılmamalı, tümdengelimde ise geçerli öncüller kullanarak “ancak” ile kesin geçerlilik hedeflemelidir.

Taglar:,

Yorum Yapın