Ne diye kendini bağlarsın, devam etmek varken. Bağlanmak, takılmak yoldan olmaktır. Dünyevi şeyler geçicidir, tadıp geçeceksin. Tat sağlıktır, hedef olamaz. Lezzet sağlıklı olanı ayırt etmek içindir. Güzellik işarettir bu …
Cesur olacaksın. Özellikle de düşünmeye, fark etmeye. Göz ardı etmek, saklanmak, kaçmak geçici bir çözüm getirse de hayat peşinden gelir. Korku anlık değildir, kişilik meselesidir. Cesur diye dağlarda kurtlarla …
Devam et, ama unutma. Geldiğin yolu unutmak nice kayıptır. Unutmaya uğraşmak ise enayilik. İnsan hep lazım olanı taşır, unutamıyorsan bunda bir ders vardır. Ya yoldan tekrar geçilecek, ya da …
“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.” demiş Mevlana. Kendimizi değiştirmek dışında bir değişim yoktur. Başkasını değiştirmeye çalışmak hüsranla sonuçlanır. Herkes kendine göre mükemmeldir. Mükemmel olduğuna inandığı …
Sahnede telaşa düşenlere bir tavsiye, işine bak. Kimse seni izlemiyor, onlar etkinliğe bakıyorlar. Sen de etkinlik için oradasın. Başkasının kostümünden sana ne? Faydası var mı oyun başladıktan sonra? Başkası …
Şikayetini duyacak kimse yok, kendinden başka. Surat asmanın faydası da görülmemiş. Zararı var, gülme fırsatının kaçırılması. Hayatın zor, biliyoruz. Kimin değil ki? İnsan kendine iş çıkaran değil mi? En …
“Açılın yeni bir şey deneyeceğim.” dedi kendini filozof sanan deli. Bir web sitesinde acılarını dindirmeye çalışırken daha çok acıttığını fark etmişti. Daha güzel söyleyebilirdi. Herkes gülmeyi sevdiği için belki …
Felsefi komedi dizisinin on dördüncü yazısıdır. Leibniz mümkün dünyaların en iyisinde yaşadığımızı söylüyor, mekanik bir evren kuruyordu. Kant akıldan deneyime gitmeyi öneriyor, evrenin her yerinde bir kanun olacakmış gibi …
Gülmeyi seviyoruz, ama her an gülmek istemiyoruz. Mecburi kahkahanın işkence olacağını tasavvur edebiliriz. Her zaman komedi eserleri okumuyoruz, üzülmek de istiyoruz. Birilerine kendimizi gıdıklatmıyor, bazı ortamlarda da gülmeyi saçma …
Felsefi komedi dizisinin on üçüncü yazısıdır. Bir adam varmış, seveni yokmuş. O da felsefeye yönelmiş. Albert Camus’nün Yabancı eserini sipariş etmiş. Siparişte “bu kitabı alanlar bunu da aldı” kısmında …