İnsanlığın Sonu

Paylaştıkça artar:

insanlığın sonuToplumun Yok Oluşu insanlığın sonu anlamına gelmektedir. Toplumsal bir canlı olan insan, toplum olmadan olamayacaktır. Bu yazı dizisi de ölümle nihayete ermektedir. Toplumun sonu ile aslında insanın ölümü kastedilmektedir. “Ben” derdindeki sistemimiz sürdükçe giderek hızlanan bir yok oluş evresinde ilerlemekteyiz. İşin kötüsü, kimse nereye gittiğimize bakmıyor. Gelişme adına işlediğimiz kötülükler bizi önümüze bakmaktan alıkoyuyor. Yok oluşa gelişmişlik meşguliyeti ile sürükleniyoruz.

Bireyin ölümü genellikle planlanmaz. Hayat ani ve beklenmedik biçimde sona erer. Her ölüm erken ölümdür derler. Bu insanlık için de böyle olacaktır. İnsanın hayatında insanlığı görmeye çalışırsak genç yaşta hiç beklenmedik şekilde öleceğimizi söyleyebiliriz. Belki birkaç kuşak daha hayatını yaşayacak, ancak nice çağlar atlatan insanlık bindiği dalı tükettiği için yakında yok olacak. Gelişme ile meşgul olduğumuzdan hayatı sorgulamıyor, hatta göremiyoruz bile. Hayatın genel bir görünümü için sitemizdeki gibi felsefe yazılarını göz ardı etmeyiniz.

Dünya yüzyılın sonunda insan için cehennem yeri olacak. Kendi kıyametimizi hazırladığımız söylenebilir. Bazı gelişmiş dostlarımız yeni dünyalar peşindedir. Batıdan yeni dünyalar hoş görünmektedir, ancak eldekinin kıymetini bilmiyorsak yenileriyle de yaşayamayız. Şunu kesinlikle anlamak gerekiyor: Daha yeni bir dünya yok. İnsanlık ilk çağlardan beri hep yeni dünyaların peşinde koşmuştur. Doğa ana bize yeni yerler sunmuştur. Her seferinde yeni dünyayı eskitmeyi başarmışızdır.

Önceleri Mezopotamya yeni bir dünya idi. Tarım gibi şeyler yaptık. Yenilikler ürettik. Asya ve Avrupa sonraki yeni dünyalardı. Kıymetini bilemedik. Amerika dediğimiz yeni dünya bir umut oldu. Sonraları fark ettik ki dünyada daha yenisi kalmamış. Amerika umutsuzların umudu, göçmenlerin hedefi, özgürlükler ülkesi iken; eskiye katıldı. Şu an ABD. dediğimiz eski imparatorlukların bir özentisi burada hüküm sürmektedir.

insanlığın sonuYeni dünyamız Amerika’nın doğumunu haber veren Bağımsızlık Bildirgesi’ne nazaran Bağımlılık Bildirgesi yazmak istiyorum. Böylelikle ABD. nin önderi olduğu tüketim toplumunun sınırsız özgürlük ve tüketim anlayışının aksine bağımlı olduğumuz değerleri hatırlayabiliriz. O kadar da bağımsız olmadığımızı anlayabiliriz. Hayat bağlarımızı tüketmekten vazgeçebiliriz.

1.Biz, her şey birbirimize bağlıyız.

1.1. Bunun farkında olmayanları kendimize kabul ederek anlaşabiliriz.

1.2. Bunu fark etmeyi yalnızca tüketim meşguliyetini bırakarak sağlayabiliriz.

2.Biz yok olmaktayız.

2.1. Bizin parçaları aç gözlülüğü ilke edinmiş ve bizi tüketmektedir.

2.2. Bu parçaları reddetmeden ve ona kendimizi yedirmeden anlaşmalıyız.

3.Erkenden öldürerek erkenden ölmekteyiz.

3.1. Bir parçamızı yok etmenin bir parça ölmek olduğunu anlamalıyız.

3.2. Bir parçamız bizi öldürüp yemek istemektedir. Bencillik adı altındaki bu tavır yalnızca Müslümanları ya da bir kesimi değil, tüm insanlığı tehdit etmektedir. Bencillik ulus, inanç ya da topluluk gözetmemektedir. Son insan kalana ve son insanın da kendi iç çelişkilerine kadar kendimizi öldürmeye devam edeceğiz.

4. Üzerinde tükettiğimiz hakkında susmayı bırakmalıyız.

Yorum Yapın