Uykusuz Nesil

uykusuz nesilOkul çocukları perişan halde. Gözleri kan çanağından biraz hallice. Biraz evvel ateş hattından kurtulmuş gibi bir halleri var. Savaştan çıkmış gibi görünseler de aslında kendileriyle savaştalar. Bu şekilde ders dinlemelerinin mucize olduğunu düşünürken birinin elinde garip bir şey beliriyor. Üstünde canlı görüntüler olan bir cihaz var. Onlar her ne kadar buna telefon deseler de telefonun başka bir şey olduğunu hatırlıyorsunuz. Ellerinde tuttukları şeye büyülü bir ayna gibi bakıyorlar. Nasıl çalıştığından habersizler. Nereden geldiğini bilmedikleri bir nesneye kapılmış gidiyorlar. Gece uyumuyorlar, ama sabah kalkıyorlar. Bu işte bir yanlışlık olduğunu hemen seziyorsunuz.

Yeni nesile birçok isim veriliyor. x,y,z,g,i vs. istediğinizi seçebilirsiniz. Ben bu yazıda uykusuz nesil demek istiyorum. Yüzlerce yıldır hayat kolaylaşmasına rağmen insanların uyku düzeni bozulmakta. Önce endüstri devriminin mesai saatleri insanların göz kapaklarını haczetti. Mesai saatlerini hallettik derken teknoloji gözlerimize mavi ışığı doğrulttu. Erginliğe yeni ulaşan kuşak yorgun ve halsiz, ancak çok çalıştıklarından değil, uyumaları gereken zamanda teknolojik oyuncaklarıyla oynamalarından. Son kuşak ne tarlada çalışmak zorunda kaldı, ne de ev işleri yaptı. Bakkala bile gitmekten el çeken yeni kuşak hayata yorgun başladı. Bunun temel nedeni telefon denen oyuncaklardı. Ne işe yaradığından habersiz şekilde kullanılan teknoloji amacının dışına çıktı. Uyku zamanında çocukları alıkoymaya başladı. Çocuklar hiçbir iş yapmadan yoruldu.

Kişisel gelişimin uykuyu bir yalan gibi karalamasından mıdır bilinmez, ezelden gelen uyku ihtiyacımız hor görülmeye başlandı. Uyumamak akıllılık anlamında kullanılıyor. Halbuki uykusuz insanlarda düşünce etkinliğinin çok zayıf olması bu girişimi haksız çıkarıyor. Özellikle bilişsel etkinlik gösteren kişilerin uykusuz kalması başarısızlığa yol açmaktadır. Sürekli uykusuzluk yaratıcılığı öldürmektedir. Sınıflarda öğrenen insanların uykusuzluğu ile gerçek bir örneklem oluşturabiliriz. Bunu çağımızın sorunlarından biri olarak benimseyerek de kuramlaştırmış olabiliriz. Tüketim çağında insanın uyku gibi temel bir ihtiyacını bile nasıl gereksizce ihmal ettiğini görebiliriz.

Gençlerin uyku saatinde telefonla oynamaları gelişimsel bir sorun olduğu kadar kültürel ve hayati bir sorundur da. Yeni kuşak bir yalan uğruna kendini yormaktadır. Hayatımızı güzelleştirsin diye ürettiğimiz cihazlar da bizi hayattan alıkoymaktadır. Yaşayan canlılar olduğumuzu unuttuğumuz gibi uyuyan canlılar olduğumuzu da unuttuk.

Ekrandaki pikseller ne kadar büyüleyici ise insanlığımız o kadar acınası hale geldi. Belki akıllı telefonlar bir iyilik üretebilirdi, ancak bunun için akıllı insanlar gerekliydi. Cahil birinin eline büyülü bir ayna verdiğinizi düşünün. Bizim neslimizin en önemli görüntülerinden biri budur. Bir olanağı zarara dönüştüren insanın hayatı yok oluşa sürüklemesi garip bir analoji sayılabilir.

Ayrıca Bakınız

2 Yorum

  1. Ertuğrul Öztürk 19 Aralık 2016
    • Doğuhan Murat Yücel 19 Aralık 2016

Yorum Yapın