Bilmenin Ağırlığı

Paylaştıkça artar:

insan olmakİnsan öleceğinin farkındadır. Hem de sadece son anlarında değil, bütün ömür boyu ölümü tanır. İnsan ölümün bilincindedir. Öleceğini bilerek sever, sevilir, yaşatır, eser verir. Onun için var olmak fark etmektir. Sadece ölümü değil her şeyi fark etmektedir. Fark etmek insanı insan yapan bir yüktür. Bir şeylerin farkında olmak yarar sağlayabilir, ancak farkındalığa göre davranma mecburiyetini de getirecektir. Öğrendikten sonra unutmak isteğe bağlı değildir. Fark ettikten sonra gözardı etmek ancak art niyetle olur. İnsan olmanın maliyeti de budur. Farkında olmak bize bir medeniyet vermiş ve hayatımız boyunca bir de yük teşkil etmiştir.

İnsan düşünür, ama hep iyiyi değil. Yani hayattaki her şeyi fark eder ve bunlar kafasında yer eder. İnsan istediği kadar seçici davransın, olumsuzlukları vardır. Korkuları ve endişeleri olmasa zaten insan olamayacaktır. Birey hayatını sakınmasa, onu dış etkenlere  karşı korumasa hayatta kalamayacaktır. Bu tür olumsuzluklar hayatta kalmak için var olmuştur, olacaktır. İnsan da bunları aklında taşıyacak, korkularıyla yaşayacaktır.

Düşünme yeteneğimizin bir mucize olduğuna inanarak hep olumlu tarafını överiz. Peki ya düşünmenin yüküne ne demeli? İnsan için düşünce hiç kimsede olmayan benzersiz bir yük görünümündedir. Bununla övünmek mümkündür, ancak benzersiz ağırlığı gözden kaçmamalıdır. Sevmek güzeldir, ama sevdiğinin öleceğini bilmekle gelir. Düşünmek ve buna göre davranmak da çok iyi gelebilir, ama ya kötü düşünceler? Dünya düşünen insanın tehdidi altındadır.

Bir ağaç kendi olağan hayatını sürdürürken gayet sıradandır. Onunla dalga bile geçeriz. Odun olmak rezil bir şeymiş gibi gelse de aslında bir şeyi ihmal etmekteyiz. Maliyet hesabını yanlış yapmaktayız. Ağaç olmak mesut bir şekilde durmak iken insan koşarken yorulmaktır. Ağacın ne olduğu bellidir, insan ise ne mutludur ne de sefildir. İnsan dengesizdir, uçlardadır, yukarıda ve aşağıdadır. En önemlisi de ağacın ne olduğu bellidir, insanın değil….

Bilmek risktir. Aynı zamanda bilmediğini de kabul etmektir. Bilinmeyen insanı bitirir. Bilmek kafayı takmaktır, bilgi ise faydalı bir yüktür. Verdiğini götürür. İster istemez düşünmektir. En çok da bilmediğine ihtiyaç duymak ızdırap vericidir. Bilmek isteyen insan bilinmeyenin peşinden gidecektir. İlginç olan ise bilinmeyenin hiç tükenmemesidir. Ölüm oldukça bilinmeyen vardır. İnsan oldukça ölüm olacaktır. Bilinmeyen hiç tükenmez ve bilme hevesindeki insan hiçbir doyuma ulaşamaz.

Ayrıca Bakınız

Yorum Yapın