Doğa Karşısında İnsan

Paylaştıkça artar:

Kimse bir ağaç kadar bilge değil. Suyun kuvveti hepimizden daha çok. İnsanlıktansa hayvan alemi daha şefkatli. Hava insandan daha belirli. Dağlar daha görkemli. Tepeler bizden daha düzgün ve eğik bir yol bile insandan daha doğru gidiyor. Maddenin kararlılığı canlıda yok. Canlının tutarlılığı insanda görülmüyor. İnsan doğa karşısında şımarık bir zengin çocuğu. Hazırdan yiyip millete caka satıyor. Bindiği dalı kesmeyi marifet sayıyor.

Paranın yenmediğini, pahalı oyuncaklarımızın da aslında hiçbir işe yaramadığını doğanın sonu geldiğinde anlayacağız. O zamana kadar yapacağımız tek şey hayatın yasını tutmak. Elimizden gelen çok şey var, ama yapmayacağız. Kimse sonraki kuşaklar hayatta kalsın diye oyuncaklarından vazgeçmeyecek. Kimse geleceği düşünmeyecek. Öyle olsa bu işe kalkışmazdık. Merhamet gösterecek olsak bu işin temelini acı ve sömürü ile kurmazdık. Temelinde nice insanın acıları yatarken bu düzeni bırakmayacağız. Zaten bırakma niyetinden bahsedilmiyor da malumun ilanını sağladık.

Doğa karşısında üstün olduğunu düşünen bir insan toplum karşısında üstün olduğunu düşünen birey gibidir. İnsan gibi insanlık da parçası olduğu bütünün denetimindedir. İnsan başkaları tarafından dünyaya getirilip, başkaları tarafından eğitiliyor. Başkaları uğrunda ve sayesinde yaşıyor. İnsanlık için de bu başkalarının doğa olduğunu söyleyebiliriz. İnsan çoğunluğu su olan bir et parçası, uzayda sürüklenen bir kaya üzerinde muhtaç olduğu diğer unsurlara hava atıyor. İşte bunun normal olduğunu söyleyemeyiz.

Hava attığımız insanlardan farkımız sadece adımızın farklı olması. Aşağıladığımız hayvandan farkımız ise sadece ondan daha zalim bir gruba mensup olmamız. Çekiştirip durduğumuz masa ile ana maddemiz aynı. Kirlettiğimiz hava biraz sonra soluyacağımız, hayata çevireceğimiz bir ihtiyacımız. Ne var ki bunların farkına varamayacağız. Toplumun yok oluşuna gözlerimiz bağlı gidiyoruz. Bu esnada biraz çevreye bakmalıyız. İnsanın böbürlenmelerinden sıyrılıp dışarı baktığımızda muhteşem bir doğa, mucizevi bir hayat bulacağız. Kendi büyüklenmemizin ardına göz attığımızda doğa karşısında insanın ne kadar aciz kaldığını göreceğiz. Karşısında yer aldığımız doğaya ne kadar muhtaç olduğumuzu fark ediyorsanız, onu yok edişimize yakılan ağıtta yerinizi almalısınız.

Ayrıca Bakınız

 

Yorum Yapın