Son yıllarda, özellikle liberal sol kesimde komünizmin bir din olduğu söylemi dile getirildi. Daha sonra siyasi spektrumun diğer taraflarına da yansıyan bu söylem aslında komünizmin eleştirdiği şeye benzediğini ifade ediyor. Komünizm tabi ki doğa üstü güce dayanan bir yapı değil ve dolayısıyla da din değil. Ancak diğer unsurları benziyor. Popülerliğini de dinin popüler olmasını sağlayan özelliklerinden alıyor. Asıl soru dine benzemeyen şeyler toplumda yayılabilir mi? Tüm kavramsal vizyonlar benzer özelliklere sahip mi?
Din, komünizm, para ve diğer popüler kültür unsurlarının ortak özellikleri
| Unsur | Geleneksel Dinler | Komünist İdeoloji | Popüler Kültür | Para |
|---|---|---|---|---|
| Temel Amacı | Ebedi mutluluk | Bu dünyada mutluluk | Anlık mutluluk | Başkaları üzerinde mutluluk |
| Kült Figürler | Peygamberler, azizler, dervişler. | Devrimci liderler, teorisyenler, işçi önderleri. | Influencerlar, starlar, vizyoner girişimciler. | Zenginler, ünlüler |
| Kutsal Metin | Vahiy temelli kitaplar (Kuran, İncil vb.). | Bilimsel (Manifesto, Kapital). | Top 10 listeler, rehberler, multimedya | Kredi raporu, risk raporu, finans haberleri |
| Ritüeller | Zekat, hac, oruç, günah çıkarma. | Parti toplantıları, geçit törenleri, anma, heykel | Alışveriş, lansman takibi, sosyal medya paylaşımı. | Borsa açılış seansı, kar realizasyonu, vergi beyanı |
| İkonografi | Haç, Hilal, kutsal mekanlar. | Orak-Çekiç, Kızıl Yıldız, yumruk işareti. | Marka logoları (Apple, Nike). | Dolar, euro, TL işaretleri. |
| Sapkınlık | Günah, dinden çıkma, kutsala hakaret. | Revizyonizm, burjuva işbirlikçiliği, karşı-devrim. | “Trend dışı” kalmak, demode olmak, cancel edilmek | İflas,Yoksulluk: Sistemin dışına itilme |
Komünizm bir din mi?
Popüler olmaya çalışan her kavramsal vaat, vizyon, telkin, mesaj benzer ortak özelliklere evriliyor. Popüler olmaya çalışmayan ve bu özellikleri paylaşmayan gelenekler de var. Örneğin felsefe geleneği yukarıdaki retorik mirasından farklı bir şekilde diyalektiği miras bırakıyor. Yani insanları kandırıp bir ülküye sevk etmek yerine tartışmanın kazanmasına uğraşıyor.
Felsefe geleneğinin başlıca mesajı “ne kadar bilmiyoruz”dur. Biliyormuş gibi yapan liderler yerine bilmeyip karşısındakine görüşünü soran filozof tabi ki popüler olmaz. Çünkü kitleler basit cevap ve yağma peşindedir. Basit etiketleri alıp kimlik tasarımını güçlü olandan yana oluşturur ve kelimelere emek vermek yerine onları sömürerek birbirlerini kandırırlar. Dışarıdan bakınca komik görünür, ancak çoğunluk aynı yağmanın peşinde olduğundan birbirlerine yutturarak bir ekonomi oluştururlar.
Etiketlerin trajikomik bedeli
Din, ideoloji ya da tüketim kültürü, popüler olma kaygısıyla mesajlarını basitleştiren öznelere yayıldıkça daha da yavanlaşır. Dinin ve ideolojinin özü kulaktan kulağa aktarılan bir fısıltı gibi kaybolur ve kast edilenden başka bir işe yaramaya başlar. İnsanlar kolaya kaçıp kesin olarak bildiklerini iddia ettikçe de güncellenip aslına dönemezler.
Ne yapalım?
Komünizm bir din değildir, ancak kamusal alanda gezen her etiket gibi indirgeyici ve yozlaştırıcıdır. Her popüler kültür parçası gibi kavramsal yozlaşmadan kaçamaz anlambilimsel kaymalar retoriğin ısrarı karşısında güncellenmez ve kavram fetişizmi yüzünden yanlışta ısrar bir ibadet haline gelir. İnsan bedeni ve beyni enerji harcamamak için sorgulamaya değil inanmaya meyillidir. Sadece insanlığa karşı bir görev olarak sorgulamayı şiar edinip, karşı çıkarak saygı duyduğumuz dinleri, ideolojileri, parayı kavrayabiliriz.
Bedenimiz büyüdükçe çocukluktan çıktığımızı sanırız, halbuki kavramsal çocukluktan çok azımız çıkabiliriz. Çevresinin ürünü olan birey popüler olanı sorgulamadıkça zihnini büyütemez. Popüler olan her şeye dikkatli bakıldığında yozlaşmış, çocukça, işe yaramaz olduğu görürüz. Herkesin anlayabileceği hale bürünmenin maliyeti çocukça olmaktır. Çoğumuz çoğu konuda çocuğuzdur, ancak hayatımızı etkileyen, ciddi kararlar almamızı sağlayan konular hakkında en azından biraz şüphe barındırmak gerekir.
Komünizm bir din olmasa da popüler olarak bu girdaba girmiştir. Onu kurtarmak yerine yüklü kelimelerinden kurtularak ideallarini başka bir düzlemde tartışabiliriz.