İnsan, kapasitesi oranında problemi bilinçli bir şekilde üstlenmezse bilinç dışı bir şekilde başka problemleri çeker. Bu durum psikolojide self sabotage, kendini sabotaj(köstekleme, aksatma) olarak bilinir; potansiyelin bilinçdışı biçimde baltalanmasıdır. Spesifik zor hedefler ve bilinçli sorumluluklar edinerek giderilebilir.
Daha önce ABD krizi güç kaybı mı gücün sıradanlaşması mı? diye sormuş ve hedonik adaptasyon yaşayan ABD’nin daha zor hedefler edinmediği için self sabotaj halinde olmasını tartışmıştık.
Birey hayatta kalma mücadelesini miras almıştır, beyin bunun içindir. Tehlikeleri öngörüp problem çözmeye yarayan bu sistemin zorluk kapasitesine uygun bir yaşantısı yoksa kapasiteyi tatmin edici düzeye kadar problem üretecektir. Bireyin zorluklarla hayatta kalma kapasitesini güçlendirme davranışına antikırılganlık refleksi de denir.
İşinde sorumluluk üstlenmeyen, bir becerisi de olmayan kişi bazen hoşgörülmesini bile ters tepebilir. İşten ayrılmayı bile düşünen bu kişi bilişsel sürtünme arayışındadır; zira akış teorisine göre becerinin çok altındaki zorluklar, bireyde dayanılmaz bir yabancılaşma doğurur.
Mihaly Csikszentmihalyi’nin akış teorisine göre yetenek ile zorluk dengede değilse sıkıntı doğar. Yeterince zorlanmayan birey, kriz üretir ya da bedeni üzerinden mücadele yaratır. Mutluluk, beceri seviyesi ile zorluk seviyesinin tam eşitlendiği noktada ortaya çıkar.
Fitness kulüpleri bedene, romantik ilişkiler ise ruhun derinliklerine kasıtlı yapay problemler enjekte eden antikırılganlık merkezleridir. Taraf tarafa topladığımızda kitlenin çoğu davranışı bir antikırılganlık refleksi gibidir. Hiçbir işimize yaramayan ilişkiler, oyunlar, kavgalar, söylemler, vehimler böyle bir hazırlıktır.
Gerçekten de problem olmadığı zaman düşünmeyiz. Hayattaki önemli kavşaklarda dönebilmek için düşünce kaslarımızı güçlendiren problemleri bilinç dışı şekilde yaşarız. Hedonik adaptasyon sarmalından ve kontrolsüz problemlerden kurtulmanın yolu, enerjiyi kaotik bir yıkıma değil, anlamlı bir gerilim dengesine kanalize etmektir. İnsan, kendi ejderhasını bilinçli seçmediğinde, bilinçaltı en yakınındakileri ejderhaya dönüştürerek trajik bir şekilde kas geliştirir.
SONUÇ
İnsan ya oyunu yükseltir ya da oyunu bozarak enerjisini harcar. Problem hakedişini sorumluluk üstlenerek harcamak en insani olandır. İnsana en yakışanı ise entelektüel sorumluluktur. Her an problem yaşayacağınız bir kavramsal sorumluluk kadar avantajlısı yoktur. Her kavramı her an soruşturmak, kullanırken titiz olmak çok büyük bir enerji gerektirir. Ancak hayatın geri kalanında her şeyin daha berrak ve problemsiz olduğunu fark edeceksiniz. İnsana en yakışan problem kavramsal problemlerdir.